Hristiyan
Anasayfa | Hristiyanlık | İsa Mesih Kimdir? | Online Döküman Arşivi | Türkçe İlahiler | Sıkça Sorulan Sorular | Blog | Mesaj Panosu - Hristiyanlık Forumu | İletişim Mail

hristiyanlık sorular "Kutsal Kitap Kendi İçinde Çelişkilerle Doludur ve Masaldır."
Hıristiyanlar kendi inançlarının gerçeklik iddialarını yüzlerce yıl önce yazılmış bir kitabı öne sürerek desteklemektedirler. Kutsal Kitap isimli bu kitap oldukça geniş bir biçimde üzerinde çalışılarak eleştirilere tabi tutulduğu için güvenirliliği üzerinde oldukça yoğun şüpheleri toplamış bulunmaktadır. Eğer Kutsal Kitap dinsel bir gerçeğin yetkin kaynağıysa o zaman bu kitapta sorulan birçok soruların da cevapları kolaylıkla verilmiş olmalıdır. Ama öncelikle Kutsal Kitap’ın yetkisi ve güvenilirliği sorgulanmalıdır.
Aslında bu kitabın tamamı Kutsal Kitap’ın ne denli güvenilir bir kitap olduğunu savunmak içindir. Anlaşılır nitelikte bir savunmanın yapılması, aynı zamanda ayrı ayrı ele alınması gerekli oldukça karmaşık konuları içermektedir. Aslında bu konu üzerinde yakın zamanda kayda değer bir biçimde yayınlar yapılmıştır.
Kutsal Kitap’ın güvenilirliği üzerine sürekli sorulan birkaç sorunun cevabını burada kısaca ele almaya çalışacağız.
 
Kutsal Kitap Bir Takım Mitolojik Öykülerle mi Doludur?
"Kutsal Kitap mitolojik anlatılarla dolu" şeklindeki bir ifade Kutsal Kitap'ı eleştirenlerin bir anlamda ortak cümlesidir. Mitolojilerin tarihsel bir desteği olmadığına göre Kutsal Kitap’ın da gerçekle uzaktan yakından alakası olmadığını söylemeye çalışmaktadırlar. Mitolojinin sözlükteki karşılığı "hayal ürünü öykü" olarak geçer. Neden bu kadar sık bir biçimde "Kutsal Kitap mitolojik öykülerle doludur" denmektedir? Bunun baş nedeni Kutsal Kitap'ın sayfaları içinde birçok mucizelerin yer almış olmasıdır. Diğer bir neden de Kutsal Kitap içinde yer alan tufanın, örneğin Babil mitolojisinde de geçmesidir. Bir başka nedende Mesih İsa'nın etrafında gelişen olayların Yunan mitolojisinde bazı tanrıların yaşamlarında da görülmesidir. Bu üç neden bir araya geldiğinde, Kutsal Yazıları mitolojik yazılar olarak görmek için bir temel oluşturulmaktadır.

Mucize sorunu basit ve düz anlamda bir sorun değildir. Aksine tarih ve felsefenin de sorguladığı önemli bir sorundur. Eleştiren kişilerin "mucize olamaz" sözü ile mucize mitolojik bir hadisedir diye reddedilirse üzerinde edebi anlamda bir ayrıştırmadan ziyade konu doğa ve tarih felsefesinde yer alır. Mucizenin imkansız (ipso facto) olduğu iddia edilmeden önce, eleştiren kişiler öncelikle ilahi ve doğa üstü hiçbir hadisenin gerçekleşmediği mekanik bir dünya içinde tıkılmış olduğumuzu kanıtlamaları gerekmektedir. Diğer taraftan, eğer her şeye gücü yeten bir Tanrı varsa o zaman mucizelerin olması da olağandır ve mucizelerin büyük bir çoğunlukla mitolojik kaynaklı olduğu ileri sürülerek bir kenara fırlatılamaz.
"Mucizeler olabilir" derken de her iddianın geçerli bir iddia olduğunu kabul edemeyiz. Bir kişi "mucize olabilir" derken diğer taraf "mucize oldu" diyebilir. Biz mucize sorusu ile karşılaştığımızda bunu yalnız olabilirlilik temelinde değil aynı zamanda iddianın kanıtını da aramalıyız.

Kutsal Kitap mucizelerinin önemli bir noktası bunların kayıtlarının oldukça ağırbaşlı olmasıdır. Buna örnek olarak ikinci yüzyılda yazılmış bulunan Gnostik yazılardaki mucize öyküleri ile Yeni Antlaşma'daki mucize öykülerini karşılaştırın. Gnostik "mucizeleri" tuhaf ve boş bir hava içindedir. Yeni Antlaşma mucizeleri ise tarihin ve kurtarışın ağırbaşlı görünümü içinde yerini alır. Bu mucizelerin olduğunu iddia eden insanlar açıkça derin bir ahlaki doğruluk içinde olan kişilerdir ve inandıkları doğrular uğruna ölmeye hazır olan kişilerdir. Kutsal Kitap mucizelerini gözden geçirirken iddiaları yapan kişilerin ne değerde kişiler olduklarını da göz önünde bulundurmak oldukça önemlidir. Yahudi-Hıristiyan geleneğindeki Kutsal Kitap yazarları gerçeğin kutsallığına tam ve derin bir biçimde bağlı olmanın sıkıntısını duyarak yazmışlardır. Örneğin Petrus, "Rabbimiz İsa Mesih 'in kudretini ve gelişini size bildirirken uydurma masallara başvurmadık. O'nun görkemini gözlerimizle gördük" (2. Petrus 1:16) demektedir. Eski mitolojik anlatımlarla bazı Kutsal Kitap öyküleri arasında paralel öykülerin olması, hemen* paralel öyküyü yazan Kutsal Kitap yazarlarını zan altında bırakma şeklinde suçlamamızı gerektirmemektedir. Eğer antik dünyada tufan gibi bir doğa olayı gerçekleşmişse bu olayın diğer antik dönem insanların yazılarına da yansıması oldukça doğaldır. Anlatımları karşılaştırmak için Gılgamış destanını bir Hıristiyan olarak buyrun okuyun. Okuduktan sonra tekrar Kutsal Kitap'a bakarsak Kutsal Kitap kaydı kendi kendine bu anlatımın bir mitolojik anlatım olmadığını bize gösterecektir.

Yeni Antlaşma anlatımında Mesih İsa'nın kişiliği Ovid'in Metomorfos'unda olduğu gibi genelde Yunan mitolojisinin ölen ve dirilen tanrıları ile bağdaştırılmaktadır. Ama bilimsel olarak yapılan her bir karşılaştırmalı olay ya da objenin yalnız benzerlikleri ile değil karşıtlıkları ile de değerlendirilmesi gerekmektedir. Örneğin yarı adam yarı yaratık halindeki mitolojik varlıkların dikkat çekici bir biçimde Kutsal Yazılar’ın içinde yer almamaktadır. Evrenin yaratılışı hakkında anlatılan tuhaf öyküler de Kutsal Yazılarda açık bir biçimde yer almamaktadır. Örneğin, Kutsal Yazılar’ın hiçbir yerinde tanrılar arasındaki cinselliklerin dünyayı etkilediği ve dünyanın bir tanrının kullanım alanı olduğu gibi bir kavrama rastlanmaz. Mesih İsa bir bakireden doğmuş olmasına rağmen Zeus'un başından çıkmış yeni bir sürüm değildir.

Yunan Mitolojisi ile Kutsal Kitap yazılarının farklılıklarının en temel noktası her ikisinin de tarihin önemine bakış açılarının tamamen ayrı olmasıdır. Yunanlılar için mitolojilerini belli bir tarihe oturtma gibi bir kavram bulunmamaktadır. Aslında bu tanrılar yunanlıların akıllarında evrenin herhangi bir yer ve zamanında beden almaktadırlar. Diğer taraftan İbraniler için tarihi olmayan ya da tarihe karşı olan her şey yanlış olarak değerlendirilmektedir. Bu durum mitoloji sorgulamasında Yunan ve Yahudi antitezinin özellikle tarihe bakış açısından taban tabana zıt olduklarını göstermektedir.

Yazan: R.C. Sproul
Hristiyan.gen.tr Arşivi


© 2009 Hristiyan bilgi kaynağı. - Hristiyan.gen.tr içeriğini izinsiz kullanmak, kaynak göstermeden kopyalamak yasaktır.
Bu web sitesi bağımsız olup; hiç bir kuruluşa, organizasyona, misyona veya kiliseye ait değildir.
hristiyanlık ile ilgili sorularınız için iletişim posta adresimiz
facebook logoFacebook Hristiyan Sayfası | twitter logoTwitter Hristiyan Sayfası