Hristiyan
Anasayfa | Hristiyanlık | İsa Mesih Kimdir? | Online Döküman Arşivi | Türkçe İlahiler | Sıkça Sorulan Sorular | Blog | Mesaj Panosu - Hristiyanlık Forumu | İletişim Mail
john owen

Kutsalların Dayanması - Açıklanan Gerçek

Kutsalların dayanması öğretisi hakkında çok farklı görüşler vardır. Bazılarına göre, Tanrı'nın, halkına verdiği büyük umut ve teşvik (İbraniler 6:17, 18) bu temele dayanmaktadır. Bazıları için ise bu öğreti, müjde öğreniminin bir parçasını oluşturmaz, sadece insanların icadıdır. Hatta buna, günaha etkili bir teşvik diye bakarlar. Bu nedenle, bu öğretiyi doğru anlamak çok önemlidir. Bu, bizim Tanrı'yla birlikte yürümemizi etkileyecektir. Tanrı'nın görkemi, Rab İsa Mesih'in onuru ve imanlıların canlarının gönenci buna bağlıdır.

Hristiyan olduğunu iddia eden pek çok kişinin imandan sapması, Tanrı'nın halkının önüne her zaman bir engel olarak çıkmıştır. İsa, Hristiyan olduğunu ikrar eden bazılarının sapacaklarını önceden söylemiştir (Matta 24:11, 12). Yine de, Tanrı'nın seçtiği kişinin kanmayacağı ya da sapmayacağı güvencesini vererek öğrencilerini teselli etmiştir. Elçi Pavlus, yaşadığı günlerde, Himeneos'la Filitos'un imandan saptıklarını anlatmaktadır. Onların kötü öğretişlerini izleyenlerin imanı altüst olmuştu. Ancak gerçek imanlıların tesellisinin sağlam bir temeli vardır  "Rab, kendine ait olanları bilir" (2. Timoteos 2:19). Elçi Yuhanna da, dönemindeki Mesih karşıtları ve imandan dönenler konusunda benzer şeyler yazmıştır. "Bunlar aramızdan çıktılar" demiştir, "ama bizden değildiler" (1. Yuhanna 2:19). Bazılarının Rab'bin yollarından vazgeçmesi, samimi inananların imanını sarsmamalıdır. Bununla beraber bu, Mesih'in onlarda olup olmadığını öğrenmeleri için kendilerini irdemelerine neden olmalıdır. "Ayakta sağlam durduğunu sanan dikkat etsin, düşmesin" (l.Korintliler 10:12).

Bazıları şunu tartışmaktadırlar: "Yoldan saparak lanetlenenlerin gerçek imanlılar olmadıklarında ısrar ediyorsanız, hiç kimse imanının gerçek olup olmadığını bilemez." Onlar, böyle sınanmalarla lütufta gelişirler ve imanlarını güçlendirirler. Sadık Tanrı'mızın lütfuyla, galiplerden üstün oluruz (Romalılar 8:37). Tabii ki, buna güvenebiliriz. Bazılarının yoldan sapmasının, ilk Hristiyanlarda bu kadar açıkça görülen inancın sözle anlatılamayan yüce sevincinden bizi yoksun bırakmasına asla izin verilmemelidir (1. Petrus 1:8). Diğer Hristiyanlar, ilk kilisenin bildiği, inanmanın bu dolu dolu sevincine asla ulaşamazlar. Kurtuluşumuzun güvencesi, vicdanımızın tanıklığından bile daha sağlam bir temelin üzerine inşa edilmelidir.

"Kutsallar" kelimesiyle ne demek istiyoruz? Basitçe, "ayrılmış kişiler" diyebiliriz. "Kutsal" kelimesi Kutsal Yazılarda pek çok anlamda kullanılmaktadır. Öz varlığında, "Kutsal Olan" sadece Tanrı'dır. Yaratılan varlıkların kutsallığı Tanrı'nın kutsallığından farklıdır. Adem yaratıldığında özgün bir kutsallığı vardı ama günah işleyerek bunu kaybetti. Düşmüş melekler de böyledir. Samimi imanlılara, günah işlemiş olsalar ve Tanrı'nın görkemi onlarda az bulunsa bile, kutsallık verilmiştir. Bu, "verilmiş" kutsallıktır.
Özellikle Eski Antlaşma'da, "kutsal" kelimesi çoğunlukla, "Tanır ya ve O'na kulluk etmeye ayrılmış" demektir. Sadece sandık gibi nesneler değil, bütün İsrail halkı, aralarında kötü insanların bulunmasına rağmen kutsaldır. Kötü insanların dayandıkları iddia edilmez. "Kutsal" kelimesi, Yeni Antlaşma'da daha çok, "içsel temizliğe sahip olma" anlamında kullanılır. Kutsal olduğunu düşünen ya da başkaları tarafından böyle olduğu düşünülen, gerçekte Tanır ya asla dönmemiş olan pek çok kişi vardır. Ruh'un genele verdiği lütuf armağanı ötekilerin davranışını o kadar etkiler ki, Mesih onlarda yaşamasa bile, yeniden doğmuş gibi görünürler.
 
O zaman kutsallar ya da samimi imanlılar nasıl fark edilir?
1.Bir zamanlar ruhsal ölü olmalarına rağmen, Tanrı onlara, kurtuluşu getiren imanı vermiştir. Kutsallıkları, Tanrı'nın, lütufta bulunarak onları seçmesindeki sonsuz amacının sonucudur (Efesliler 1:4).
2.Kutsal Ruh, günahta ölmüş olanları yepyeni bir yaşama diriltmiştir. Mesih'le birlikte yaşama kavuşturulduklarmda Ruh'un işi sayesinde değerli iman armağanını alırlar (Efesliler 2:45).
3.Mesih'in ölümü ve aracılığı sayesinde, Kutsal Ruh onlara, sonsuza kadar onlarla birlikte olabilsin diye verilir (Yuhanna 14:16).
4.Ruh içlerinde çalıştığı için, Tanrı'nın düşmanı olmaktan vazgeçerler, O'nun sevgi dolu, söz dinleyen halkı olurlar.

Kutsal Ruh, dayanmanın ne olduğunu açıklamak için birçok ifade kullanmaktadır. Örnekler şöyledir:
1.Mesih İsa'yı nasıl kabul ettikse O'nunla öylece yürümek (Koloseliler 2:6).
2.Ölüm pahasına da olsa sadık kalmak (Vahiy 2:10).
3.Güvenimize ve imanımıza sonuna kadar sarılmak (İbraniler 3:6)
4.Kurtuluşa kavuşmak için iman sayesinde Tanrı'nın gücüyle korunmak (1. Petrus 1:5).
İmanlıların yoldan sapabildiğine dair kimi zaman ortaya atılan iddiayı irdeleyelim. İmanlıların içlerinde Kutsal Ruh'un bulunduğunu ve onların, Ruh'un meyvelerini (Galatyalılar 5:22) ortaya koyduğunu herkes kabul etmektedir. Şayet böyleyse, imanlıların Kutsal Ruh'u tamamıyla kaybetmesinin olası nedeni ne olabilir? Kutsal Ruh'un onların içindeki çalışması neden tamamıyla başarısızdır? Bunun nedeni günah olabilir mi? Şayet günah el üstünde tutuluyorsa Hristiyan yaşamını sürdürme yeteneğimiz güçsüz düşer. Günah, imanlıdaki Kutsal Ruhu öfkelendirir, kederlendirir ama günahın Ruh karşısında galip gelmesi düşünülemez. İmanlıların sahip oldukları lütuf, onların Mesih İsa'da yeni yaratıklar olmasından kaynaklanmaktadır. Onu, kendi çabalarıyla elde etmezler. Önce kök iyi duruma getirilir, sonra da iyi meyve alınır. Tann'nın Mesih İsa'yı ölümden dirilttiği aynı kudretli gücüyle onların içlerine lütuf ekilir (Efesliler 1:19, 20). Bizim açımızdan, günahın sürdürülmesi Tann'nın, Ruhu'nu ve lütfunu bizden almasını kesinlikle hak etmektedir ama göklerdeki Baha'mız, oğullarının ve kızlarının karşısında günahın nihai zafer kazanmasına izin verir mi? Tam tersine, onlara yardıma gelmez mi? Onlara ceza verir ama onları sonsuza kadar uzaklaştırmaz.

Kutsalların dayanması öğretisine karşı çıkanlar, böyle bir öğretişin insanları günaha teşvik ettiğini sık sık tartışmaktadırlar. İnsanlar ne kadar günahkâr yaşarsa yaşasın, bunun, Tann'nın sevgisinin ve kurtuluşun güvencesini verdiğini söylerler. Tann'nın sevgisini ve bağışlayan merhametini tadan imanlılar, buna dünyada her şeyden çok değer verirler. Tann'nın onlar için önceden hazırladığı iyi şeyleri yapmak isterler. Tanrı, Ruh'u aracılığıyla onları sürekli besler, böylece onlar da Tanrı'yı yüceltmek için, iyi işler yaparak kutsallığın meyvelerini ortaya koyabilirler. "Bu lütuf, tanrısızlığı ve dünyasal arzuları reddedip şimdiki çağda sağduyulu, doğru, Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürebilmemiz için bizi eğitiyor" (Titus 2, 12).

Dayanmaya karşı getirilen başka bir savda, imanlıların tamamıyla yoldan sapması mümkün olsa bile, bu olasılığın, bir delinin kendini öldürmesinden daha fazla olmadığı öne sürülmektedir. İnsanlar fiziksel yaşamlarını tehlikeye atacak bir şey yapmaktan doğal olarak kaçınırlar. Aynı şekilde, Tann'nın kutsallara, canlarını mahvedebilen günahtan uzak durmaları için bilgelik ve sağduyu verdiği de öne sürülmektedir. Bu, imanlının karşısına yığılan kötü güçleri görmezden gelmektir. Bu düşmanlardan biri, içimizde yaşayan günahtır (Romalılar 7: 17, 20). Pavlus bu düşmana, "aldatıcı tutkularla yozlaşan eski yaratılış" demektedir (Efesliler 4:22). İçinde yaşayan günahın gücünü bilen herkes, sonsuza kadar yoldan sapmamızı engellemek için, sağduyudan daha büyük bir güce ihtiyacımız olduğunu bilir. Mesih'in aracılığına ihtiyacımız vardır. "Açığa çıkarılmaya hazır olan kurtuluşa kavuşuncaya kadar, iman sayesinde Tann'nın gücüyle korunuruz" (1. Petrus 1:5).

Yeşaya'nın dördüncü bölümü Tann'nın halkı için büyük bir teşvik kaynağıdır. Diğer Kutsal Yazılarda olduğu gibi, burada da sözü edilen Rab'bin Dalı, Rab Mesih İsa'dır. Vaatlerde bulunulan kişiler, "Siyon'da sağ kalanlar"dır (3. ayet). Onlar kimdir? Onlar, lütufla seçilmiş olan bakiyedir (Romalılar 11:5), adları dünyanın yaratılışından bu yana Kuzu'nun yaşam kitabında yazılıdır (Efesliler 1:4; Vahiy 13:8). Yanma tehlikesinin habercisi olan bir esintiden kurtarılan bir tahta parçası gibi, onlar da mahvolan insan kitlesinden kurtarılmışlardır. Yeşaya da onlarıTanrı'nm seçtiği, kurtardığı ve çağırdığı "Siyon kızı" diye tanımlar. Onlara aklanma, kutsanma ve dayanma vaat edilmektedir.

1.Aklanma. Bizim doğruluğumuz olan Rab, onların kusurlarını saklamak ve Baha'sının gözünde onları kabul edilebilir duruma getirmek için, kendi görkem kaftanıyla onları örtmektedir.
2.Kutsanma. O, kutsal olmaya çağırdıklarını Mesih'in onların içlerinde yaptığı çalışmayla kutsallaştırır.
3.Dayanma. Bulut ve ateş sütunu, İsrailoğullannı çölde koruyordu. Yeşaya, "Yüceliği onların üzerinde bir örtü olacak" dediğinde bunu söylemektedir. İsrail'in yüceliği olan sandık, Mesih'in imasıydı. Ruhsal yüceliğimizin iki bölümü vardır. Birincisi bizim dışımızdadır. Tann'nın, bizi Mesih'te karşılıksız olarak kabul ettiği sevgisi ve inayetidir. İkincisi, kutsallık Ruhu'yla içimizde yaratılan kutsanmadın Ruh, imanlının canında bir kez yaşamaya başladığında asla tamamıyla gitmez. Kutsal Ruh, dünyanın ruhunun onun yerini ele geçirmesine asla izin vermez. İmanlıların Tanrı'yı kabul etmesi, Tanrı'dan kutsallık alması ve Mesih'te karşılıksız olarak korunması, çiğnenemeyen lütuf antlaşmasını oluşturmaktadır.

İmanlıların hiç günah işlemediğini söylemiyoruz. Yeniden doğmadan önce olduğu gibi (Efesliler 2:2, 3), tekrar şeytanın çocukları olacak, Kutsal Ruh'u uzaklaştıracak kadar günah işleyemediklerini söylüyoruz.
Peygamber Yeremya, Tann'nın, halkıyla ilişkisini anlatmaktadır (31:33, 34; 32:3840). Tanrı, onlara halkı olacaklarını vaat etmektedir. Onlar da O'nun halkı olacaklardır.

1.Tanrı onları karşılıksız kabul etmektedir. "Suçlarını bağışlayacağım, günahlarını artık anmayacağım" (Yeremya 31:34)
2.Hem kutsanmaları hem de kutsallıkları Tanrı 'dan gelmelidir. "Yasamı içlerine yerleştirecek, yüreklerine yazacağım" (Yeremya 31:33).3.Tanrı korkusu onları asla tamamıyla terk etmeyecektir. "Benden hiç ayrılmasınlar diye yüreklerine Tanrı korkusu salacağım" (Yeremya 32:40). "Benden hep korksunlar diye, tek bir yürek tek bir yaşam tarzı vereceğim onlara" (Yeremya 32:39).

Yazan: John Owen
Sonsuzluk Yolcuları
Hristiyan.gen.tr Arşivi

© 2009 Hristiyan bilgi kaynağı. - Hristiyan.gen.tr içeriğini izinsiz kullanmak, kaynak göstermeden kopyalamak yasaktır.
Bu web sitesi bağımsız olup; hiç bir kuruluşa, organizasyona, misyona veya kiliseye ait değildir.
hristiyanlık ile ilgili sorularınız için iletişim posta adresimiz
facebook logoFacebook Hristiyan Sayfası | twitter logoTwitter Hristiyan Sayfası | hristiyan blog Hristiyan Blog