Hristiyan
Anasayfa | Hristiyanlık | İsa Mesih Kimdir? | Online Döküman Arşivi | Türkçe İlahiler | Sıkça Sorulan Sorular | Blog | Mesaj Panosu - Hristiyanlık Forumu | İletişim Mail

kiliseLiberalizmin Etkisi - Bölüm 3
Evanjelik/Müjdeci kelimesinin popüler kullanımındaki bu değişiklik, 19. yüzyılda hızlanan krizlere de bağlı olarak liberalizmin ortaya çıkması ile gerçekleşti. Protestanlığın içindeki liberal hareket Ortodoks Hıristiyanlığın tamamını, özellikle de doğaüstü unsurlarını reddetti. Yeni Antlaşma'da yer alan bakire doğum, kefaret, diriliş ve Mesih'in tanrılığı gibi mucizeler hakkında sorular yükselmeye başladı. Liberallerin "müjde"den kasıtları ahlakı değerler oldu ve kilisenin misyonunu sosyal ve politik "kefaret olarak gördüler. Ortaya çıkan sözde "Sosyal Müjde" idi; ahlak; değerlere odaklanarak Tanrı'nın dünya üzerindeki egemenliği için çalışmayı savunan bir müjde. Doğaüstü kefaret ve Kutsal Ruh'un manevi yeniden doğuş için işleyişi ile gerçekleşmiş Tanrı'yla kişisel barış düşüncesi karanlığa gömülmüştü.

Bu durum, yüzyılının dönümüne kadar rağbet gören Yenilikçi-Muhafazakar (modernist-fundamentalist) çekişmelerine yol açtı. Fundamental hareket, tarihi Hıristiyanlığın tartışılmaz temel ve esaslarını tanımlamaya çabalayan Ortodoks Hıristiyan öğretmenlerin liderliğinde idi. Fundamentalliğin merkezinde yatan Kutsal Kitap müjdesini akılda tutma ve Mesih'in, kilisesine verdiği kişisel müjde konusundaki emre kendini adama isteğiydi.

Fundamentalist etiketinin de önemli değişimler geçirdiğini parantez içinde belirtmek önemlidir. Orijinalinde fundamentalizmın itici gücü, entelektüel ve teolojilerinde reform yapıp yenilenmiş Ortodoks ilim adamları iken, günümüzde fundamentalizm tarihsel anlamından keskin bir şekilde ayrılmış, genellikle, anti-entelektüel ahlakçılık anlamını taşımaktadır.
Modernist/yenilikçi tartışmada, Evanjeliklerin tamamının fundamentalist (çünkü, Evanjeliklerin tamamı temel esasları, yani fundamentalleri benimsemektedir) ve sola fidenin Kutsal Kitap Hıristiyanlığının temel esası olduğu göz önünde tutulduğundan bütün fundamentallerin de Evanjelik olduğu zannı yaygındır.

Nispeten kısa bir süre önce birçok kişi kendisini fundamentalden çok Evanjelik olarak adlandırmaya başladı. Bunun için birçok neden var. Bu nedenlerden hiç de önemsiz olmayan-arından biri, kişinin kendisini fundamentalist kelimesi ile özdeş-eştirilmeye başlanan küçük düşürücü çağrışımlardan uzak tutma isteğidir. Liberal eleştirmenler, fundamentalistleri teolojik açıdan tecrübesiz ve akademik saygınlıktan yoksun, incelikten nasibini almamış, kaba budalalar olmakla kınamaktan usanmamışlardır. Kutsal Kitap'ın yanılmazlığı gibi bazı doktrinlerin ele alındığı seminerler ise özellikle alay konusu idi. Bu alaylardan Kaçmak için duyulan psikolojik arzu, akademi dünyasından birçoklarının fundamentalist kelimesinden sakınmasına ve Evanjelik kelimesini benimsemelerine yol açtı.

Değişimin ikinci nedeni, diğer temel doktrinlere dair inançlarını elinde bulunduran birçok muhafazakarın, eleştiri çığının ışığında Kutsal Kitap'ın yanılmazlığına dair kararlarını erk etmeleri idi. Bu bağlamda, etiketler arasındaki değişim sadece psikolojik tercihlere değil, teolojik inançlardaki gerçek değişime de bağlı idi. Sola fide ve fundamentalizmin diğer unsurlarına inanan önemli sayıda kişi, artık Kutsal Kitap'ın . anılmazlığı hakkında eskisi kadar emin değildi.
Kutsal Yazılar doktrini üzerindeki bu değişim, tarihi Evanjelizmin ışığında çok önemli idi. Tarihçiler, 16. yüzyıl Reform hareketinin iki can alıcı öğesini bu hareketin nedenleri olarak seçtiler. Aşağıdaki antik Aristo mantığı şemasında (Tablo 2.1), tarihçiler Reform'un sola fide tartışması gibi maddesel ve sola Scriptura gibi şekilsel nedenlerine işaret etmektedirler. Diğer bir deyişle, Reform hareketi tartışmaları sadece imanla aklanma meselesi üzerine değil, diğer doktrinlerin olduğu kadar aklanma doktrininin de temeline odaklanmıştır.

Worms Kurultayı öncesinde Martin Luther, Kardinal Cajetan ve Johann Eck ile iki büyük tartışma gerçekleştirdi. Bu, içerisinde Luther'in kilise konseyleri ve Papa'nın öğretişleri ile zıtlaşma içinde gösterildiği bir tartışma idi.

Roma, Kutsal Kitap'ın vahyini ve yetkisini onaylarken, ikincil bir kaynağın da özel vahiy olduğunu iddia eder: kilisenin geleneği. Bu ikincil kaynak, Trent Konseyi'nde geçerli hale kokulur ve bu konsül ayrıca kilisenin, geleneklere karşı gelmemek şartıyla Kutsal Kitap yorumunda yetki sahibi olduğunu da kabul eder. Luther, Worms'da, öğretişlerinden vazgeçmeye çağrıldığında, Kutsal Yazılar tarafından ikna edilmedikçe bunu ya-pamayacağını söyleyerek geri adım atmamıştır. Kutsal yazılar vicdanı men etmek konusunda, tek başına, geleneklerden veya kilise konsüllerinden ziyade otoriteye sahiptir.

Yüzyıllar boyunca, sola fide ve sola Scripturanm doğrulanışı. Evanjelikleri birbirine yapıştıran tutkal vazifesi gördü. Bu iki temel direk, farklı mezhep ve sınıflardan gelen Evanjeliklerin, karşılıklı işbirliği ve arkadaşlığın zevkini tatmalarını mümkün kıldı. Müjdecilik ve dünya misyonunda birlik içinde çalışmak, tarihsel Evanjelizmi karakterize etti.
Reform hareketinin üzücü sonuçlarından biri, Protestanlığın sayısız mezheplere bölünmesidir. Bununla beraber, bu farklı gruplar, birbirlerini iki farklı düzlemde birleştiren ortak bir doktrinsel birlik bağını paylaştılar. İlk olarak, Protestan İnanç Bildirgelerinin tamamı, İznik (325) ve Kadıköy (451) Konsüller gibi erken dönem ekümenik konsüllerinde ifade edilen Katolik Hıristiyanlığın ortak esasını, özünü ve içeriğini onayladı. Üçlü Birlik ve Mesih'in ikili doğası gibi doktrinler, Protestan İnanç Bildirgelerinin tamamında doğrulandı. İkincisi, bütün Protestan İnanç Bildirgeleri, sola fide ve sola Scripturayı da doğruladı. Protestanları farklı mezheplere ayıran, sakramentler, kilise yönetimi, eskatoloji (ölümden sonraki yaşam) ve soterioloji (Mesih'e imanla kurtuluş) doktrinlerindeki farklılıklardı.

Liberalizmin yükselişi, Katolik inançlarının özüne dair bildirgesel krizleri de beraberinde getirdi. Sayıları çok az olsa da Protestan mezhepleri, Üçlü Birlik gibi Katolik doktrinlerini ayıklamak için inanç bildirgelerini değiştirdiler; çoğu mezhep, tarihi bildirgelerdeki ruhban sınıfı kabullerini mecbur kılmayı bıraktı ya da bu yazıları reddeden ruhban sınıfını disipline etmekten, boyun eğdirmekten vazgeçti. Bir mezhep, Mesih'in tanrılığını doğ-rulamaktan vazgeçen ve kefareti reddeden din adamı ile karşı karşıya geldiğinde, her iki durum için de, (1) inanç bildirgelerini tekrar doğrular ve (2) din adamının görüşlerinin, bu bildirgelerin kabul edilebilir yorum sınırları dahilinde olduğunu ifade ederlerdi. Şimdi farkına varıyor, ya da varmıyorsunuz. Bildirgeler, kabul edilebilir yorum" yolu ile bildirgenin inkar edilmesine izin veren "teolojik çoğunluğa" ait bir görüşün benimsenmesi ile fiilen göreceli hale getiriliyordu. Burada, bir de facto inanç değişikliği ile birleştirilmiş bir de jure Ortodoksluk görüyoruz.

Bu tip ikrarla ilgili ve teolojik uzlaşmalar, bazı Protestanların kendilerini Evanjelikler olarak adlandırdıkları kendi topluluklarının üyesi olarak, farklı kılma arzularını güçlendirdi. Doktrinlerinde müjdeye bağlı kaldılar.
20. yüzyılda, liberalizmin etkinliğinin geniş sınırlarına da bağlı olarak müjdeci kelimesinin anlamında bir başka değişim meydana geldi. Modernizmin Sosyal Müjdesine tepki vermek adına, kişisel kurtuluşun gerekliliğine ve müjdeciliğe inanan insanlar müjdeci kelimesini benimsediler. İkrar mahiyetindeki doktrinler, müjdecilik meselesine göre arka planda kaldılar. Bazı alanlarda, müjdecilik meselesi o kadar çok vurgulanmaya başlandı ki, sosyal işler önce ihmal, sonrasında ise reddedildi. Kendilerini liberalizmden uzak tutmak için bir çok iyi niyetli Evanjelik, kilisenin sosyal hizmetlerde görev almasının mantığından şüphe duymaya başladı. Liberaller, kilisenin misyonunu sosyal işlere indirgeyip, kişisel müjdelemeyi bertaraf etmiş olduklarından, bazı Evanjelikler, müjdeciliği ilerletmek için o kadar gayret ettiler ki, müjdeciliği ve sosyal işleri, şöyle ya da böyle ikiye bölünmüş olmak gibi görmeye başladılar.

Bu ikiye bölünmüşlük hissi, "sağ-kanat" ve "sol-kanat" Müjdeciler arasında kalan Evanjelizm içinde bir çatlak oluşturdu "Sol-kanat", kişisel müjdecilik ve sosyal işler arasındaki ilişkini "o veya bu" değil, "her ikisi de" şeklinde olduğunda (doğru v haklı olarak) ısrar etti. Kişisel müjdecilik ve sosyal işler arasındaki 20. yüzyıl bölünmüşlüğü, tarihi Hıristiyanlıktan bira tuhaf bir sapmayı temsil etmiştir. İki bin yıldır kilise, misyonunun, hem müjdenin ilanını, hem de fakir, dul, yetim, zulmedilenler ve benzerlerinin bakımını içerdiğini anlamıştı. Ancak, liberallere gösterilen tepkide bu anormal ayrılık durumu ortaya çıktı.

Evanjelizm olarak tanımlanan müjdeleme üzerine yenilenen vurgu ile hareketin doktrinsel temeli aşındırılmaya ve kemirilmeye başlandı. Evanjelikleri bir arada tutan tutkal çatladı. Bu durum, ilk örneğini müjdecilerin birlik ve dayanışmasını dayanağı olan sola Scripturanm parçalanması ile verdi. Gerid tek bir temel ayakta kaldı; o da sola fide doktrini idi.

Yakın zamanda, sola fide temelinin de çatırdamasın şahit olduk. Bu kendini çeşitli şekillerde gösterdi. İlk etapta mü deci topluluğunun istisnai kanadında baş gösteren, ardında daha geniş müjdeci topluluklara sıçrayan bir kriz gördük. Bu sözde ilahi egemenlik ile Kurtuluş çekişmesi idi. Çekişme sol fide doktrininin kavranışı kapsamında keskin bir çatlağı açığ çıkardı. Çekişmenin her iki tarafı da sola fide doktrinini kabı etti, ancak ikisinin de bu doktrinden anladığı kesinlikle farklıydı Bu çatışma, sola fide konusunda müjdeciler arasında yekpare bir birliğin olmadığını gösterdi.

Daha az bilinen bir başka çekişme, Philadelphia'da Westminster Teoloji Seminerinde, sola fide ile ilgili benzer b konuda gerçekleşti. Çekişme, öğretim üyelerinin, bir profesörü aklanma doktrininin Ortodoksluğu üzerine yaptığı tartışma sırasında patlak verdi. Bu önemlidir, zira, Westminster, tarihi aç dan Reform geçirmiş Ortodoksluğun kalesi ve böyle bir meselenin doğma olasılığı çok az olan ender yerlerden biridir. Öte yandan Westminster, reform geçirmiş Ortodoksluğunda o kadar güçlüdür ve Reform doktrini açısından o kadar sıkı korunmuştur ki, Ortodoksluktan olası en ufak ve önemsiz farklılaşma bile ciddi tartışmalar doğurabilirdi.

<<< Bölüm 1: Evanjelikler ve Müjde <<< Birinci bölümü okumak için tıklayın
<< Bölüm 2: Müjdecinin Anlamı << İkinci bölümü okumak için tıklayın
< Bölüm 3: Liberalizmin Etkisi <

Yazan: R.C. Sproul
Hristiyan.gen.tr Arşivi


© 2009 Hristiyan bilgi kaynağı. - Hristiyan.gen.tr içeriğini izinsiz kullanmak, kaynak göstermeden kopyalamak yasaktır.
Bu web sitesi bağımsız olup; hiç bir kuruluşa, organizasyona, misyona veya kiliseye ait değildir.
hristiyanlık ile ilgili sorularınız için iletişim posta adresimiz
facebook logoFacebook Hristiyan Sayfası | twitter logoTwitter Hristiyan Sayfası