Go Back   Hristiyanlık Forumu > Hristiyan bilgi kaynağı > Hristiyanlık Temelleri, Yararlı Dökümanlar ve Makaleler > Teoloji - Öğretiş

hristiyanlık

 
Seçenekler
  #1  
Alt 15-Eylül-2009, 17:28
Chonk Vandelay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Chonk Vandelay Chonk Vandelay isimli Üye şuanda  online konumundadır
http://www.hristiyan.gen.tr
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Yeruşalim
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 401
Standart Kurtuluş Bilimine Giriş (Soterioloji)

“KURTULUŞ” kısa bir kelime olmasına karşın Kutsal Kitap bu konuyu İsa Mesih ile bağlantılı bir doktrin olarak ele alır. Özetle, düşmüş insanın ÖLÜMDEN YAŞAMA geçişini anlatır. Kutsal Yazıların güvencesinde bize Hristiyan kimliğimizi, Hristiyan olarak ayrılacağımızı ve sonsuzlukta ne olacağımızı bize öğretir. İlk Günahın getirdiği düşüş, ölüm ve yargının sonucunda Kurtuluş Doktrini bizlere Tanrı’nın Mesih’te yaptığı iyi işi açıkladığında geleceğin bilinmezliği Tanrı’yı tanımamızda açıklığa kavuşur. Kurtuluş Doktrini bizlere sadece nasıl kurtulduğumuzu açıklamaz, Tanrı’yı daha iyi tanımamızı sağladığı gibi, bütün kalbimizle, bütün aklımızla, bütün gücümüzle O’na olan hizmetimizi sevinç içinde devam ettirmemiz için de bizleri teşvik eder. Böylece Tanrı’nın yasasını sevmeyi, Tanrı’nın Yasasını yapmayı ve Tanrı’nın Yasasından zevk almayı da öğretir.

Bu kısa çalışma Kurtuluş Bilimine giriş niteliğinde olup, bu konuda daha geniş araştırma yapmak isteyenlere Mesih merkezli bir bakış açısı kazandırmasını diliyorum.
BABA, OĞUL VE KUTSAL RUH’UN KRALLIĞI ŞİMDİ VE DAİMA ÖVÜLSÜN, ŞİMDİ VE SONSUZA DEK KUTLU KILINSIN. AMİN!
Saygılarımla,
Rev. İlhan Keskinöz



KURTULUŞ BİLİMİNE GİRİŞ:

1- Kurtuluş konusuna girerken ilk yaratılışa bakıyoruz. İlk atamızın düşüşü onları ölüm konumuna getirmişti. Bu durumda Adem soyunun Ölüm konumundan Kurtarılma konumuna getirilmesi için bir Kurtarıcıya ihtiyaç vardır.

2- Böylece Tanrı ölüm konumundaki insanı kurtuluşa getirmek için önceden belirlemiştir. Çünkü ölmüş olan insan yaratılışındaki iyilik, doğruluk ve kutsallığı kaybettiği gibi, Tanrı’nın isteğini yerine getirmede [Tanrı’nın isteğini yerine getirme arzusunu da] kaybetmiş oldu. Bu da insanların kurtuluşu için Tanrı’nın müdahalesini [seçimini] gerekli kılmıştır.

3- Tanrı’nın bu seçimini anlayabilmek için Günahı, Tanrı’nın Yargısını ve Günahın insana getirdiği Tutsaklığı [kötülüğe meyilli hale gelmesini] iyi anlamak gerekir. Adem’de ölmüş olan insanlar doğal olarak gazap çocuklarıdır, Tanrı’nın adaletine ölüm borçludurlar.

4- Bu durumda günahkarın yeniden kazanılması için bir Kurtarıcı tarafından Satın Alınması gerekmekteydi. Bir Kurtarıcının günahkarı ölümden, yargıdan ve sonsuz gazaptan kurtarması için onu kendi halkı olarak sahiplenmesi gerekiyordu.

5- Ancak Kutsal olan Tanrı’nın adaleti günaha karşı ölüm talep ettiğinden düşmüş insanlar Tanrı’nın adaletini tatmin edemezdi. Bu durumda Kurtarıcı düşmüş insanların hak ettiği cezayı aynen kendi üzerine aldı. Günahın sonucunda Tanrı’nın adaletini tek bir seferde birçokları yatıştıracak bir şekilde kan ile fidye ödedi.

6- Bunun neticesinde Tanrı’dan ayrı düşmüş olan insanlık Tanrı ile Barışmış oldu. Tanrı çok kutsal olduğu için günaha bakamazdı. Bu durumda Kurtarıcı, Kutsal Yasanın talep ettiği cezayı kendi üzerine aldığında ölümü hak etmiş insanları Tanrı’nın önüne gelmeye uygun bir konuma getirdi. Böylece düşüşte Tanrı’dan kaçan Adem’in yerine artık Tanrı’ya yaklaşmaya cesareti olan kimseler olduk. En önemlisi günaha bakmayan Tanrı bize yaklaşmış oldu.

7- Kurtarıcımızın çarmıhtaki ölümden Dirilişi sadece bizlerin üzerindeki Adem’in günahının cezasını kaldırmadı. Ancak bu diriliş bize sonsuz yaşamdaki dirilişimizin de güvencesini getirdi. Mesih dirildiyse, O’nun çarmıhta fidyesini ödediği seçilmişler de dirilecekti.

8- Düşmüş bir dünyada günahın, benliğin ve şeytanın ayartısı altında yaşayan bizler bu yaşamda bizi satın alan Kurtarıcımızı nasıl takip edebilirdik? Yaratılışın başındaki Tanrı’nın kurduğu düzendeki Tanrı ile dostluk ve Tanrı ile kişisel paydaşlığa dayanan bir hayatı nasıl yaşayabilirdik. Dirilmiş Kurtarıcımızın bize açtığı yolda nasıl yürüyebilirdik? Bunun için ihtiyacımız olan şey ise Yeniden Doğuş idi. Bu şekilde Tanrı, Kutsal Ruh aracılığı seçilmişlerine ruhsal bir doğuş verir: insanların düşünüşlerini aydınlatır, iradelerini yeniler ve böylece bu kimseler bu dünyadaki yaşam boyunca Mesih’te kalırlar.

9- Yeniden Doğuşu almış olan seçilmişler bu durumda Mesih’in acılarında, ölümünde, dirilişinde ve yüceliğinde O’nunla Birleşmişlerdir. Bu durumda Mesih adında acı çekmemiz Mesih’in acı çekmesidir. Eğer Mesih ile O’nun acılarında ve ölümünde birleşmişsek, Mesih dirildiğinde bizler de dirilmiş oluruz. Mesih’in dirilip yücelik içinde yükselmesi seçilmişlere de yüceltilme güvencesi verir.

10- Tanrı kutsal olan yasasına günahlarının getirdiği ölüm ve gazabı düşünmeyen, önemsemeyen bir günahkar Tanrı’nın lütfunun bir sonucu olarak Yeniden Doğuşu aldığında günahın ve Mesih’teki merhametin büyüklüğünün bilincine ulaşır. Günahlarından pişmanlık duyar ve günahtan nefret eder. Günahlarını samimiyetle itiraf eder. Böylece eski yollarından Tanrı’nın yollarına döner. Tanrı’nın Kutsal Kitap ile öğrettiği emirler ve yasaklara uygun bir şekilde Mesih ile birlikte yürümeye istek duyar.

11- Tanrı, biricik Oğlu olarak açıkladığı İsa Mesih’te aklanmış olan seçilmişlerini oğulluğa layık kılmıştır. Böylece aklananmış olanlar Tanrı çocukları olurlar. Tanrı onlara yeni bir kimlik (isim) verir. Onlar oğulluk Ruhunu aldıkları için Tanrı’nın lütuf tahtına cesaretle yaklaşabilirler ve böylece Tanrı ile ilişkilerinde yabancı değil, Tanrı’nın ev halkıdırlar. Tanrı’dan acıma, koruma, kutsama ve diğer bereketleri talep ederken, ihtiyaçlarını ve gündelik ekmeklerini dilerken O’na Abba (Baba) diye seslenebilirler. Tanrı da bir Baba gibi onları gözetir ve terbiye eder. Tanrı’nın çocukları ve ev halkı oldukları için kurtuluş günü için mühürlenmişlerdir. Sonsuz kurtuluşun mirasçıları olarak vaatleri miras alırlar.

12- Tanrı, seçilmiş olanları aynı zamanda aklamıştır. Yani onların günahlarını Mesih’in çarmıhta yaptığı kefaretin bir sonucu olarak bağışlamış ve onları doğru kişiler olarak kabul etmiştir. Aklanma tamamen Mesih’te verilen bir lütuftur. Tanrı, Mesih’in itaatini ve yargısının talep ettiği cezayı tam ve mükemmel bir şekilde ödemesini seçilmişlerin hesabına sayar. Sanki seçilmişlerin kendisi Yasa ve yargı kürsüsü önünde doğruymuş gibi kabul eder. Aklanma diğer kurtaran lütufları da seçilmişlere aşılar.

13- Aklananlar aynı zamanda Söz ve Ruh aracılığıyla kutsanırlar. Çünkü Kutsallık olmadan kimse Rabbi göremeyecektir. Kutsanma, günahın bedendeki egemenliğini yok sayar; bu yüzden de dünyasal ve günahlı tutkular zayıflar ve artan bir şekilde kutsallığı özleme, doğruluğu arama, Tanrı’nın Krallığının güç ve görkemle gelmesini arzulatır. Ancak bu yaşamdaki kutsanma mükemmel değildir. İnsanda Adem’den gelen bozulmuşluk bir dereceye kadar bulunduğundan beden Ruh’a, Ruh da bedene karşıt olarak sürekli bir savaş ortaya çıkar. Bu savaşta bazen günahlı benlik kazanmış gibi görünse de; Mesih’in itaatinin, acılarının, ölümünün, dirilişinin ve yüceltilmesinin sayesinde galip gelen taraf Hristiyan taraftır.

14- Tanrı, aklanmış olanların günahlarını bağışlamaya devam ederek onların aklanma konumundan düşmelerine izin vermez. Ancak günahlar daima Tanrı’nın hoşnutsuzluğunu ve bereketsizliği getirir. Tanrı’nın sevgili Oğlu İsa Mesih’te çocukları olarak kabul ettiği ve Ruhuyla kutsadığı seçilmişleri lütuftan düşmemek üzere sona kadar dayanabilmeleri için korunurlar. Bu korunma, seçilmişlerin kendi istek veya iradelerine bağlı değil, Baba Tanrı’nın karşılıksız ve değişmeyen sevgisinden ileri gelir. İsa Mesih’in kurtuluşumuz için yaptığı ve kazandığı her şeyin yeterliği ve seçilmişler için yakarışı böyle bir korunma için yeterlidir.

15- Tanrı, Mesih’teki seçilmişleri yüceliğe kavuşturacaktır [aynı zamanda yüceltilme, buraya kadar olan bütün aşamaların mantıki bir sonucudur]. Adem’de günah işleyip ölü duruma düşen seçilmişler Mesih’te kurtarılmışlardır. Böylece Kutsal Ruh’u aracılığıyla Mesih’e iman etmeye çağrılanlar, aklanırlar, oğulluğa alınırlar, kutsal kılınırlar ve iman aracılığıyla kurtuluşa erişmek üzere Mesih’te korunurlar. Böylece Baş olan Mesih şimdi göklerde olması sebebiyle bizler de başı yücelerde olan bir bedenin üyeleri olarak yüceltileceğiz. İsa Mesih’in dünyayı doğrulukla yargılayacağı günde herkes O’nun yargı kürsüsü önünde duracaktır. Böylece de doğru kişiler sonsuz yaşama girecek, Rabbin yüzünü görecek ve Rab’bin varlığında olmaktan gelen sonsuz sevinç ve tazeliği tüm doluluğuyla alacaklardır.
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
(2. Petrus 1:19)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 15-Eylül-2009, 17:32
Chonk Vandelay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Chonk Vandelay Chonk Vandelay isimli Üye şuanda  online konumundadır
http://www.hristiyan.gen.tr
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Yeruşalim
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 401
Standart

I.1- Yaratılış ve Düşüş

II.Korintliler 11:3 Ne var ki, yılanın Havva'yı kurnazlığıyla aldatması gibi, düşüncelerinizin Mesih'e olan içten ve pak adanmışlıktan saptırılmasından korkuyorum. Kutsal Kitap bugün bile bizlerin günaha düşmesini ilk günah ile ilişkili olarak, ilk günahın bir sonucu olarak görür ve öyle öğretir.

İlk Atamız, şeytanın ayartısıyla aldanıp günah işlediler (Tekvin 3:13). Bu ilk günahtan sonra doğruluğunu kaybeden insan aynı zamanda Tanrı’yla olan paydaşlığını da kaybetti:

Tekvin 3: 6 Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi. Kocası da yedi. 7 İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. 8 Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.

Romalılar 3:23 Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı.
Ve böylece ilk atamız günahları içinde öldü;

Tekvin 3: 17 Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.

Efesliler 2:1-2 Sizler bir zamanlar, içinde yaşadığınız suç ve günahlarınızdan ötürü ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenine, yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız.

Bu ölüm günaha tutsaklığı getirdi ve insan Tanrı’yı hoşnut etme yeterliliğini kaybetti:[1]
Tekvin 6:5 RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte.

Romalılar 3:10 Yazılmış olduğu gibi:«Doğru olan kimse yok, bir kişi bile yoktur.
11 Anlayan kimse yok,Tanrı'yı arayan kimse yok.
12 Hepsi yoldan saptılar, birlikte yararsız oldular. İyilik eden yok, bir kişi bile yoktur.»
13 «Ağızları açık bir mezardır.Dilleriyle aldatırlar.» «Dudaklarının altında yılan zehiri var.»
14 «Ağızları lanet ve acı sözle doludur.»
15 «Ayakları kan dökmeye seğirtir.
16 Yollarında yıkım ve dert vardır.
17 Esenlik yolunu da bilmiyorlar.»
18 «Gözlerinde Tanrı korkusu yoktur.»


Adem ve Havva bütün insanlığın atası olarak ilk günahın getirdiği yargıyı, günah içinde ölmüşlük mirasını bütün insanlığa bıraktılar:[2]
Tekvin 1: 27 Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı. 28 Onları kutsadı ve, "Verimli olun, çoğalın" dedi, "Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.

Tekvin 2: 16 Ve ona, "Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin" diye buyurdu, 17 "Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün."

Romalılar 5:12 Günah bir insan yoluyla, ölüm de günah yoluyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.

Mezmur 51: 5 Nitekim suç içinde doğdum ben, Günah içinde anam bana hamile kaldı.

Eyüp 15: 14 "İnsan gerçekten temiz olabilir mi?


Kadından doğan biri doğru olabilir mi?[3]
Böylece bu ilk günah bizleri iyilik yapamaz bir durumda, iyiliğe tümüyle isteksiz ve yeteneksiz, iyiliğe tamamen karşıt bir şekilde yetersiz bir halde bıraktı: halde bıraktı.

Romalılar 5:6 Evet, biz daha çaresizken Mesih, belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.

Romalılar 8:7 Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrı'ya düşmandır; Tanrı'nın Yasasına boyun eğmez, eğemez de...

Romalılar 7:18 İçimde, yani doğal benliğimde iyi bir şey bulunmadığını biliyorum. İçimde iyiyi yapmaya istek var, ama güç yoktur.
19 İstediğim iyi şeyi yapmıyorum, istemediğim kötü şeyi yapıyorum.
20 İstemediğim şeyi yapıyorsam, bunu yapan artık ben değil, içimde yaşayan günahtır.

Koloseliler 1:21 Yaptığınız kötülükler yüzünden bir zamanlar düşüncelerinizde Tanrı'ya yabancı ve düşmandınız.


Böylece insanlar kötülüğün her türüne tutsak hale geldiler:[4]
Tekvin 6: 5 RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte.

Romalılar 3:10 Yazılmış olduğu gibi:«Doğru olan kimse yok, bir kişi bile yoktur.
11 Anlayan kimse yok,Tanrı'yı arayan kimse yok.
12 Hepsi yoldan saptılar, birlikte yararsız oldular. İyilik eden yok, bir kişi bile yoktur.»


İşte bu kökten bozulmuşluk bütün günahların kaynağınıdır:[5]
Yakup 1:14 Herkes, kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.
15 Sonra arzu gebe kalınca günah doğurur. Günah olgunlaşınca da ölüm getirir.

Efesliler 2:1-2 Sizler bir zamanlar, içinde yaşadığınız suç ve günahlarınızdan ötürü ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenine, yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız.

3 Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, doğal benliğin ve aklın isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Ötekiler gibi doğal olarak gazap çocuklarıydık.
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
(2. Petrus 1:19)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 15-Eylül-2009, 17:35
Chonk Vandelay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Chonk Vandelay Chonk Vandelay isimli Üye şuanda  online konumundadır
http://www.hristiyan.gen.tr
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Yeruşalim
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 401
Standart

I.2- Seçilme

Tanrı kendi özgür kararı doğrultusunda, düşmüş olan insanların bazılarında yüceliğinin görülmesini istemiştir:
Matta 25:34 «O zaman Kral, sağındaki kişilere, `Sizler, Babamın kutsadıkları, gelin!' diyecek. `Dünya kurulduğundan beri sizin için hazırlanmış olan egemenliği miras alın!
Matta 25:41 «Sonra solundakilere şöyle diyecek: `Ey lanetliler, çekilin önümden! İblis ile onun melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe yollanın!
I.Timoteyus 5:21 Bu söylediklerimi, taraf tutmadan ve hiç kimseyi kayırmadan yerine getirmen için seni Tanrı'nın, Mesih İsa'nın ve seçilmiş meleklerin önünde uyarıyorum.


Böylece Tanrı bu kimseleri önceden belirleyip Mesih’te seçmiştir:
Romalılar 9:22 Eğer Tanrı, gazabını göstermek ve gücünü tanıtmak isterken, gazabına hedef olup mahvolmaya hazırlananlara büyük sabırla katlandıysa, ne diyelim?
23 Yüceltmek üzere önceden hazırlayıp merhamet ettiği insanlara yüceliğinin zenginliklerini bildirmek için bunu yaptıysa, ne diyelim?
Efesliler 1:5 Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca, İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi.
6 Öyle ki, sevgili Oğlunda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün.
Süleymanın Meselleri 16: 4 RAB her şeyi amacına uygun yapar, Kötü kişinin yıkım gününü de O hazırlar.



Tanrı’nın bu seçimi o denli keskindir ki, kurtulacakların sayısı değişemez:
II.Timoteyus 2:19 Ne var ki, Tanrı'nın attığı sağlam temel, «Rab kendine ait olanları bilir» ve «Rab'bin adını anan herkes kötülükten uzak dursun» sözleriyle mühürlenmiş olarak duruyor.
Yuhanna 13:18 «Hepiniz için söylemiyorum, ben seçtiklerimi bilirim. Ama, `Ekmeğimi yiyen bana el kaldırdı' diyen Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi için böyle olacak.



Tanrı bu seçimi O’nun karşılıksız lütfuna ve sevgisine dayanır. Böylece Tanrı gizemli bilgeliği ile kişilerin imanına, işlerine, dayanma güçlerine bakmaksızın [dünyanın kuruluşundan önce] kurtulacakları belirlemiştir:
Romalılar 9:11-12 Çocuklar henüz doğmamış, iyi ya da kötü bir şey yapmamışken, Tanrı Rebeka'ya, «Büyüğü, küçüğüne kulluk edecek» dedi. Öyle ki, Tanrı'nın bir seçim yapmaktaki amacı, yapılan işlere değil, kendi çağrısına dayanarak sürsün.
13 Yazılmış olduğu gibi, «Yakup'u sevdim, Esav'dan ise nefret ettim.»
14 Öyleyse ne diyelim? Tanrı'da adaletsizlik mi var? Kesinlikle hayır!
15 Çünkü Musa'ya şöyle diyor:«Merhamet ettiğime merhamet edeceğim ve acıdığıma acıyacağım.»
16 Demek ki seçilmek, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrı'nın merhametine bağlıdır.
Efesliler 2:4-5 Ama merhameti bol olan Tanrı bizi çok sevdiği için, suçlarımızdan ötürü ölü olduğumuz halde, bizi Mesih'le birlikte yaşama kavuşturdu. O'nun lütfuyla kurtuldunuz.
6 Tanrı bizi Mesih İsa'da, Mesih'le birlikte diriltip göksel yerlerde oturttu.
7 Bunu, Mesih İsa'da bize gösterdiği iyilikle, lütfunun sonsuz zenginliğini gelecek çağlarda sergilemek için yaptı.
8 İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı'nın armağanıdır.
9 Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.



Böylece Tanrı kilisesi için belirlenmiş olanları İsa Mesih’te seçerek yüce olan lütfunun övülmesini istedi:
Efesliler 1:4 O, kendi önünde, sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih'te seçti.
1:9 Tanrı, Mesih'te edindiği iyi amaç uyarınca bize kendi isteğinin sırrını açıkladı.
1:11 Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrı'nın amacına göre önceden belirlenip Mesih'te seçildik.[6]
Efesliler 1:6 Öyle ki, sevgili Oğlunda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün.
1:12 Öyle ki, Mesih'e ilk ümit bağlamış olan bizler, O'nun yüceliğinin övülmesi için yaşayalım.



Tanrı, seçilmişleri için sadece önceden bir karar vermedi. Ancak bu şekilde belirlenmiş olanların yüceliğe kavuşması için gerekli olan her şeyi de önceden belirledi ve sağlayıp yerine getirdi:
Efesliler 1: 4 O, kendi önünde, sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih'te seçti.
5 Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca, İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi.
Efesliler 2:10 Çünkü biz, Tanrı'nın önceden hazırladığı iyi işleri yapmak üzere Mesih İsa'da yaratılmış olarak Tanrı'nın eseriyiz.
II.Selanikliler 2:13 Ama biz, ey Rab'bin sevdiği kardeşler, sizler için her zaman Tanrı'ya şükran borçluyuz. Çünkü Tanrı sizi, Ruh'un aracılığıyla kutsal kılınıp gerçeğe inanarak kurtulmanız için başlangıçtan seçti.
I.Petrus 1:2 İsa Mesih'in sözünü dinlemeniz için ve O'nun kanının üzerinize serpilmesi için, Baba Tanrı'nın önbilgisine göre Ruh tarafından kutsal kılınarak seçildiniz. Lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.



Böylece Adem’de düşmüş olanlardan seçilenlerin Mesih’teki kurtuluşları kesindir:
I.Selanikliler 5:9 Çünkü Tanrı bizi gazaba uğrayalım diye değil, Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla kurtuluşa kavuşalım diye belirledi.
10 Mesih bizim için öldü; öyle ki, ister diri ister ölmüş olalım, O'nunla birlikte yaşayalım.

Mesih’teki kurtuluşumuzun kesin olarak yerine gelmesi için Kusal Ruh seçilmişleri Mesih’e iman etmeleri için etkin bir şekilde çağırır; böylece çağrılanlar aklanırlar, oğulluğa alınırlar, kutsal kılınırlar, ve iman aracılığıyla kurtuluşa erişsinler diye Mesih’te korunurlar.

Romalılar 8:28 Tanrı'nın, kendisini sevenlerle, amacına göre çağrılmış olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz
29 Tanrı, önceden bildiği kişileri, Oğlunun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeşler arasında ilk doğan olsun.
30 Tanrı, önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdığı kişileri akladı ve akladığı kişileri yüceltti.[7]
I.Petrus 1:5 Zaman sona ererken açığa çıkarılmaya hazır olan kurtuluşa kavuşasınız diye iman sayesinde Tanrı'nın gücüyle korunuyorsunuz.



Kurtuluş seçilmişler için kesindir [bu sebepten kilise dışında kurtuluş mümkün değildir]:[8]
Yuhanna 17: 9 Onlar için istekte bulunuyorum. Dünya için değil, bana verdiğin kimseler için istekte bulunuyorum. Çünkü onlar senindir.
Yuhanna 6:64 Yine de aranızda iman etmeyenler var.» İsa iman etmeyenlerin ve kendisini ele verecek olanın kim olduğunu başlangıçtan biliyordu.
65 «Sizlere, `Baba'nın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez' dememin nedeni budur» dedi.
Yuhanna 8: 47 Tanrı'dan olan, Tanrı'nın sözlerini dinler. İşte siz Tanrı'dan olmadığınız için dinlemiyorsunuz.»
I.Yuhanna 2: 19 Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı, bizimle kalırlardı. Ayrılmaları, hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı.
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
(2. Petrus 1:19)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15-Eylül-2009, 17:42
Chonk Vandelay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Chonk Vandelay Chonk Vandelay isimli Üye şuanda  online konumundadır
http://www.hristiyan.gen.tr
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Yeruşalim
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 401
Standart

I.3- Günah, Yargı ve Tutsaklık (yetersizlik)

Tanrı yaratılışa ait işleri tamamladıktan sonra (Tekvin 1:1-25) insanı kendi suretinde yarattı (Tevkin 1:26-27).
[Tekvin 1:28-30] Böylece insan Tanrı’nın suretinde yaratılmış bir varlık olarak dünyaya egemen olacaktı. İnsan yaratılışa hükmedip çoğalarak yeryüzünü egemenliği altına alacaktı. Böylece Tanrı’nın göklerdeki egemenliği yeryüzüne gelecekti. Ancak ilk günah bu amaca karşıt teşkil eder bir durumda insanı bu yüce konumundan alıkoydu. Yaratılışa egemen olma konumlarını kaybettiler.
[Tekvin 3:14-15] Böylece dünyada esenlik içinde egemenlik süreceklerken kendilerini bir savaşın içinde buldular.
[Tekvin 3:16] İnsan soyuna ağrı egemen oldu ev canlarına acı yerleşti. Esenlik içinde hüküm süreceklerdi ve rahat bir şekilde her şeyi yiyebileceklerdi ama günah ve düşüş dünyaya da lanet getirdi.
[Tekvin 3:17-18, 19a] Artık toprak kolayca ürün vermeyecekti. Toprak zorlu bir çalışma, çileli bir şekilde emek vermeyi gerektiriyordu.
[Tekvin 2:17; 3:19b] İnsan benzeyişinde yaratıldığı Tanrı yüceliğinden düşünce tenleri ve canlı ölüm ile lekendi. Böylece dünyaya ölüm girdi ve Adem soyu ölümü, tamamen bozulmuşluk mirasını aldı.


Bozulmuş olan bu insan doğası, yeniden doğan insanlarda bu yaşam boyunca varlığını sürdürür:[9]

I.Yuhanna 1:8 Günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız ve içimizde gerçek olmaz.
Romalılar 7:14 Yasa'nın ruhsal olduğunu biliriz. Ben ise bedenselim, günaha köle gibi satılmışım.
7:15 Ne yaptığımı anlamıyorum. Çünkü istediğim şeyi yapmıyorum; nefret ettiğim ne ise, onu yapıyorum.
7:17 O halde bunu artık ben değil, içimde yaşayan günah yapıyor.
7:18 İçimde, yani doğal benliğimde iyi bir şey bulunmadığını biliyorum. İçimde iyiyi yapmaya istek var, ama güç yoktur.
7:22 İç varlığımda Tanrı'nın Yasasından zevk alıyorum.
7:23 Ama bedenimin üyelerinde başka bir yasa görüyorum. Bu da aklımın onayladığı yasaya karşı savaşıyor ve beni bedenimin üyelerindeki günah yasasına tutsak ediyor.


Kökten bozulmuş doğamızda, günah bedende ve iradede gücü zayıflamış olsa da hüküm sürmektedir:
Romalılar 7:5 Çünkü biz doğal benliğin denetimindeyken, Yasa'nın kışkırttığı günah tutkuları bedenlerimizin üyelerinde etkindiler. Bunun sonucu olarak ölüme götüren meyveler verdik.
7:6 Şimdiyse biz, daha önce tutsağı olduğumuz Yasa karşısında ölerek o Yasa'dan özgür kılındık. Öyle ki, yazılı yasanın eski yolunda değil, Ruh'un yeni yolunda kulluk edelim.
7:7 O halde ne diyelim? Kutsal Yasa günah mı oldu? Kesinlikle hayır! Ama Yasa olmasaydı, günahın ne olduğunu bilmeyecektim. Yasa, «Açgözlü olma» demeseydi, açgözlülüğün ne olduğunu bilmeyecektim.
7:8 Ama günah, bu buyruğun verdiği fırsatla içimde her türlü açgözlülüğü üretti. Kutsal Yasa olmadıkça günah ölüdür.
7:25 Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'ya şükürler olsun! İşte ben aklımla Tanrı'nın yasasına, ama doğal benliğimle günahın yasasına kulluk ediyorum.
Galatyalılar 5:17 Çünkü benlik Ruh'a, Ruh da benliğe aykırı olanı arzular. İstediğiniz şeyleri yapmayasınız diye bunlar birbirine karşıttır.


Bu yüzden de kurtuluşun tamamlanmasını, Mesih’in ikinci gelişini özlemle bekleriz:
Romalılar 8:23 Yalnız yaratılış değil, biz de, evet Ruh'un turfandasına sahip olan bizler de evlatlığa alınmayı, yani bedenlerimizin kurtulmasını özlemle bekleyerek içimizden inleriz.


İster ilk günah, isterse sonraki günahlar olsun her günah, Tanrı’ya ve O’nun yasasına karşıdır:
I.Yuhanna 3: 4 Günah işleyen, yasaya karşı gelmiş olur. Çünkü günah demek, yasaya karşı gelmek demektir.


Böylece Tanrı’nın kutsal yasası günah işleyen herkesi suçlar:
Romalılar 2:12 Kutsal Yasa'yı bilmeden günah işleyenler Kutsal Yasa olmadan da mahvolacaklar. Kutsal Yasa'yı bilerek günah işleyenler de bu Yasa'yla yargılanacaklar.
13 Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasa'yı işitenler değil, Yasa'yı yerine getirenlerdir.
14 Kutsal Yasa'dan yoksun olan uluslar kendiliklerinden bu Yasa'nın gereklerini yaptıkça, Yasa'dan habersiz olsalar bile kendi yasalarını koymuş olurlar.
15 Böylelikle Kutsal Yasa'nın gerektirdiklerinin yüreklerinde yazılı olduğunu gösterirler. Vicdanları buna tanıklık eder. Düşünceleri de onları ya suçlar, ya da savunur.
Romalılar 3:9 Şimdi ne diyelim? Biz Yahudiler diğer uluslardan üstün müyüz? Elbette değiliz. Biz daha önce ister Yahudi ister Grek olsun, herkesi günahın buyruğunda olmakla suçladık.
3:19 Kutsal Yasa'da söylenenlerin, her ağız kapansın ve bütün dünya Tanrı'ya hesap versin diye bu Yasa'nın yönetiminde bulunanlara söylendiğini biliyoruz.


Böylece Kutsal Yasa günahkar insanlığı Tanrı’nın gazabına ve Yasanın laneti altına sokar:
Efesliler 2: 3 Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, doğal benliğin ve aklın isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Ötekiler gibi doğal olarak gazap çocuklarıydık.
Galatyalılar 3: 10 Yasa'nın gereklerini yapmış olmaya güvenenlerin hepsi lanet altındadır. Çünkü şöyle yazılmıştır: «Yasa kitabında yazılı olan her şeyi sürekli yerine getirmeyen her insan lanetlidir.»


Günah ruhsal olarak mahkumiyet getirmiştir:
Efesliler 4:17 Bunun için şunu söylüyor ve Rab adına sizi uyarıyorum: artık diğer ulusların yaşadığı gibi, onların boş düşüncelerine göre yaşamayın. 18 Onların zihinleri körleşmiştir. İçlerindeki bilgisizlikten ve yüreklerinin duygusuzluğundan ötürü Tanrı'nın yaşamına yabancılaşmışlardır.


Günah sonsuz olarak mahkumiyet getirmiştir:
Matta 25:41 «Sonra solundakilere şöyle diyecek: `Ey lanetliler, çekilin önümden! İblis ile onun melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe yollanın!
II.Selanikliler 1:6-8 Tanrı adil olanı yapacak; size sıkıntı verenlere sıkıntı ile karşılık verecek, sıkıntı çeken sizleri ise bizimle birlikte rahatlatacaktır. Bütün bunlar, Rab İsa alev alev yanan ateş içinde güçlü melekleriyle gökten gelip göründüğü zaman olacak. Rabbimiz İsa, Tanrı'yı tanımayanları ve kendisiyle ilgili müjdeye uymayanları cezalandıracak.
9-10 Böyleleri, O'nun varlığından ve gücünün yüceliğinden uzak kalarak sonsuza dek mahvolma cezasına çarptırılacaklar. Tüm bunlar, Rab'bin kendi kutsalları arasında yüceltilmek ve bütün imanlılarda hayranlık uyandırmak üzere geldiği gün olacaktır. Sizler ise iman edenlerdensiniz. Çünkü size ettiğimiz tanıklığa inandınız.


Böylece günahın getirdiği ölüme mahkumiyet getirmiştir:
Romalılar 6:23 Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı'nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa'da sonsuz yaşamdır.
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
(2. Petrus 1:19)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-Eylül-2009, 17:42
Chonk Vandelay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Chonk Vandelay Chonk Vandelay isimli Üye şuanda  online konumundadır
http://www.hristiyan.gen.tr
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Yeruşalim
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 401
Standart

I.4- Satın Alınma

İsa Mesih’e “Rab” dememizin bir sebebi de bizi satın almış olmasıdır. Çünkü Mesih İsa bizi kutsal kanıyla kurtarmıştır:
I.Petrus 1:18-19 Biliyorsunuz ki, atalarınızdan kalma boş yaşayışınızdan gümüş ya da altın gibi geçici şeylerle değil, Mesih'in kusursuz ve lekesiz bir kuzunun kanına benzer değerli kanı fidyesiyle kurtuldunuz.
“atalarınızdan kalma boş yaşayışınızdan” ifadesinin ilk atamızdan gelen günahın ve tutsaklığın bizi esir almaya çalışan şeytanın zulmü ve günahın olduğu çok açıktır.

Böylece bizi satın aldığında bizleri günahtan özgür kılmıştır:
I.Korintliler 6:20 Bir bedel karşılığı satın alındınız; bunun için Tanrı'yı bedeninizde yüceltin.
I.Timoteyus 2:5 Çünkü tek bir Tanrı ve Tanrı ile insanlar arasında tek bir Aracı vardır. 6 Bu da insan olan ve kendisini herkes için fidye olarak sunmuş bulunan Mesih İsa'dır. Uygun zamanda verilmiş olan tanıklık budur.

Günah o kadar ciddi bir sorundu ki, ilk günah o kadar büyük bir şekilde tamamen bozulmuşluk getirmişti ki, Tanrı Oğlu İsa Mesih’in yüceliğinden soyunarak insan olup aramıza gelmesi gerekecekti. Böylece İsa Mesih’te günahın egemenliğinden kurtulabilmemiz için, beden ve can olarak O’na ait olmamız için Mesih İsa [günah dışında] bizimle aynı insan yapısını aldı:

Koloseliler 1:13 O bizi karanlığın hükümranlığından kurtarıp sevgili Oğlunun egemenliğine aktardı. 14 O'nda kurtuluşa, günahlarımızın bağışına sahibiz.
İbraniler 2:14 Bu çocuklar etten ve kandan oldukları için İsa, ölüm gücüne sahip olanı, yani İblis'i, ölüm aracılığıyla etkisiz hale getirmek üzere onlarla aynı insan yapısını aldı. 15 Bunu, yaşamları boyunca ölüm korkusu yüzünden köle olmuş olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.

Mesih İsa bu satın alma işini tek bir seferde bütün seçilmişler için yapmıştır. Böylece O’nun bizleri sona kadar kendisinde tutar ve sona kadar korur. Bu yüzden de kiliseye yüce görevi verirken dünyanın sonuna kadar bizimle birlikte olacağın bildirmiştir:
Matta 28:18 İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi: «Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. 19 Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin. 20 Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.»

Mesih tarafından satın alınmamız
sona kadar mahvolmayacağımızın güvencesidir:

Yuhanna 10:28 Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz (Vahiy 12:10-11).

Satın alınma bir bedel talep etmektedir. Bizler günaha satılmışken İsa Mesih kendisi uygun olan bir bedeli ödüyor ve böylece bizi satın alıyor:
Efesliler 1:7-8 Tüm bilgelik ve anlayışla üzerimize yağdırdığı kendi lütfunun zenginliği sayesinde, Mesih'in kanının aracılığıyla Mesih'te kurtuluşa, suçlarımızın bağışına sahibiz.
Galatyalılar 3:13-14 İbrahim'e sağlanan kutsama Mesih İsa aracılığıyla uluslara sağlansın ve bizler vaat edilen Ruh'u imanla alalım diye, Mesih uğrumuza lanetlenerek bizi Yasa'nın lanetinden kurtardı. Çünkü, «Ağaç üzerine asılan herkes lanetlidir» diye yazılmıştır.

Mesih’in bu satın alma işi bizleri sadece Baba Tanrı ile barıştırmış olmadı. Bu barıştırma işi geri dönülemez bir şekilde bütün çağları kapsadığından bizlere sonsuz mirası da satın almış oldu:[10]

Koloseliler 1:20 O'nun çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerde ve gökte olan her şeyi O'nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu. 21 Yaptığınız kötülükler yüzünden bir zamanlar düşüncelerinizde Tanrı'ya yabancı ve düşmandınız. 22 Şimdiyse Mesih, sizi Tanrı'nın önüne kutsal, lekesiz ve kusursuz olarak çıkarmak için öz bedeninin ölümü sayesinde sizi Tanrı'yla barıştırdı.
Efesliler 1:14 Ruh, Tanrı'nın yüceliğinin övülmesi için Tanrı'ya ait olanların kurtuluşuna dek mirasımızın güvencesidir.
Yuhanna 17:2 Çünkü sen O'na tüm insanlık üzerinde yetki verdin. Öyle ki, O'na verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam versin.

Ve İsa Mesih bu satın almayı seçilmişlerin tümüne uygular:
Yuhanna 6:37 Baba'nın bana verdiklerinin hepsi bana gelecek ve bana geleni ben asla kovmam. 38 Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek için gökten indim. 39 Beni gönderenin isteği şudur: bana verdiklerinden hiçbirini yitirmeyeyim, ama son günde hepsini dirilteyim.

Ve düşmanlarımız için Mesih İsa kendisi bizim yerimize savaşır:
I.Korintliler 15:25 Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını O'nun ayakları altına serinceye dek O'nun egemenlik sürmesi gerekir. 26 Ortadan kaldırılacak son düşman ölümdür.
Koloseliler 2:15 Yönetimlerin ve hükümranlıkların elindeki silahları alıp onları çarmıhta yenerek açıkça gözler önüne serdi.
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
(2. Petrus 1:19)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Yazıyı Diğer Sitelerde Paylaş

Seçenekler

Hizli Erisim


Mesaj Panosu Saati: 19:12.
Tema: Hristiyan.gen.tr | Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.