|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
Bugün Hristiyan aleminde Mesih İsa’yı gerçekten bir Rab, bir efendi olarak kabul etmeksizin bir kurtarıcı gibi kabul edenler vardır. Günahtan tövbe etmeksizin ve O’nun yetkisine tabi olmaksızın da Mesih’i kabul etmek söz konusu olabilir. Bu büyük bir yanlıştır. Bunun nedeni Tanrı’sal lütfun insan emeği ile kazanılabileceğine olan inançtır.
İşler olmaksızın kurtuluş bir uç nokta olduğu gibi işleri temel alarak kurtuluş bulmaya çalışmakta bir diğer uçtur. Esas olan Tanrı’sal lütufla sağlanan kurtuluşun işlerle de kendisini gösterir bir halde olmasıdır. 1. Kurtaran imanın doğası Yakup 2:19-20’ye göre şeytanların da Tanrı’yı bilip inandıklarını görüyoruz. Ama bu yeterli değildir. Kurtaran iman kendisini hizmetlerde de gösteren imandır. İman yoluyla lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir (Efesliler 2:8-9). Siz Tanrı’nın iş ortaklarısınız kurtuluş işini sizde olan işleri tamamlayan yalnız ve yalnız Tanrıdır. Ancak kurtulmanın sonucunda sizler Tanrısal anlamda iyi işlerin peşinde koşabilirsiniz. 2. Öğrenciliğin doğası Öğrencilik “Hristiyanlıktan ayrı” bir kavram değildir. Elçilerin İşleri 11:26’da ilk kez öğrencilerin Hristiyan adını aldıklarını okuyoruz. Evet öğrencilik yunanca metne göre Mathetes ya da manthano gibi kelimelerle ifade ediliyor. Yani “öğrenen” ya da “öğrenmek” ama bu Mesih İnancında biraz daha derin mana taşımaktadır. Mesih ise bunu kendi çağrısına gelenlerin hayatlarını adaması anlamında algılıyoruz. Kalabalık halk toplulukları İsa’yla birlikte yol alıyordu. İsa dönüp onlara şöyle dedi: “ biri bana gelip de babasını, annesini, karısını, çocuklarını, kardeşlerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz. Çarmıhını yüklenip ardımca gelmeyen öğrencim olamaz” (Luka 14:25-27). Burada ifade adanmışlığın zor bir adanmışlık olması kavramıdır yoksa bütün İncil’de ailelerimizi sevme konusu bize öğretilmektedir (Efesliler 5:25; 6:2; Titus 2:4; Matta 5:44). Burada 1.Haçın bedelini görüyoruz: Aile üyelerinden ve yaşamdan da üstün (14:26) 2.Bedelin değerini görüyoruz: Gelmek ve ölmek. Hatta burada iki örnek veriyor kelam. Bunlardan bir tanesi kula inşa eden adam, bir diğeri ise savaşa giden kral. Her ikisi de bu yola baş koymadan plan yaparlar demeye getiriyor (Luka 14:28-32). Sadece inanmayla gerçekten inanma ve yaşamını verme arasında büyük bir fark vardır. Genelde büyük İskendere her savaştan sonra savaşta gayret edenlerle gayret etmeyen savaşçılarını huzura çıkarırlar övgü ya da yergi almalarını sağlarlardı. Bir gün düşmandan korktuğu söylenen bir askeri Büyük İskenderin önüne getirdiler. Büyük İskender genç adama adını sordu: “Adın ne?” Genç çocuk çekingen bir biçimde: “İskender” diye cevap verdi. Bunun üzerine Büyük İskender öfkeden köpürerek gencin üzerine atlayıp genci yere çaldı ve sonra “ Ya ismini değiştir ya da davranışını” dedi. Bizlerde Mesih İsa’da kurtuluşu aldığımız anda artık ruhsal anlamda O’na ait olmuş oluyoruz. Mesih’in Krallığı bizim üzerimizden insanlara yansıyor. -Mesih İsa gerçek Mesih öğrenciliğinin bedelinin ne denli yüksek olduğunu bilmemizi istiyor. -Bizi gerçekten amacına uygun olarak O’nu izlememiz konusunda çağırdığını bilmemizi istiyor. -Kendi kaynaklarına göre değil ama Tanrı’ya tam olarak güvenerek devam etmek isteyenlere bakıyor. 3. Kurtuluş kanıtı Bazıları “kurtuldum iyi işlere gerek yok” derken bazıları “kurtulmamı sürdürmek için işlere gereksinimim var” demektedirler. Her iki tarafta tam anlamıyla esas anlamdan çok uzaklara gitmişlerdir. Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı, bizimle kalırlardı. Ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı (1.Yuhanna 2:19) Görüldüğü gibi zaten kurtulan kişiler kesinlikle Rabbin egemenliğinde sürekli Rable yürüyen ve geri dönmeyen ve sağa sola sapmayan kişilerdir. En büyük işaret imanda ve ibadetlerde, toplu ibadetlerde samimiyetle devam etmektir. O’nunla paydaşlığımız var deyip de karanlıkta yürürsek, yalan söylemiş, gerçeğe uymamış oluruz. Ama O ışıkta olduğu gibi biz de ışıkta yürürsek, birbirimizle paydaşlığımız olur ve Oğlu İsa’nın kanı bizi her günahtan arındırır (1.Yuhanna 6-7) Kurtulmamış kişilerin yaşamında doğal olarak Tanrısal meyveleri de görmek mümkün değildir (Matta 7:16-21; Yuhanna 15.8; 2.Korintliler 13:5) Roma kilisesine göre aklanma: İman+işler = aklanma Protestan kilisesine göre aklanma: iman= aklanma+işler Bu samimi bir imanlı Hristiyanın günahla mücadele etmeyeceği anlamına gelmemektedir (1.Yuhanna 1:8) ama aynı zamanda (1.Yuhanna 3:9) da da Tanrı’da yeni doğuşlu insanın durumu belirtilmektedir. 4. Mesih İsa ile ilişkinin doğası Kilise Tanrı’nın gelini olarak görülmekte ve Tanrı’yla ilişkisinin hayat boyu süren canlı, temiz, ahlaklı, sürekli Tanrı’yla ilişki halinde bir ilişki olarak olması gerekmektedir. Aklanma’da karı koca ilişkisi örneği kutsanma kavramında bir arada Tanrı’da büyümeleri şeklinde bütünleşmektedir. 5. Tövbe Müjdenin temelini oluşturmaktadır. Günahların bağışlanması için de tövbe çağrısı da Yeruşalim’den başlayarak bütün uluslara O’nun adıyla duyurulacak (Luka 24:47) Bu nedenle Petrus’un Pentekost günü (Elçilerin İşleri 2:38)’de bu öğüdü dinleyerek herkese tövbe vaaz ettiğini görüyoruz. Önce Şam ve Yeruşalim halkını, sonra ütün Yahudiye bölgesini ve öteki ulusları, tövbe edip Tanrı’ya dönmeye ve bu tövbeye yaraşır işler yapmaya çağırdım (Elçilerin İşleri 26:20) . Tövbe Mesih’in kimliği hakkında fikri değiştirmekten çok daha ötedir. Yaşam biçiminin değiştirilmesidir, günahtan Tanrı’ya dönüştür. Vaftizci Yahya bunu açıkça belirtmiştir Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin…. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır (Matta 3:9-10). Bu konuda önemli olan sizin ne yaptığınız değil, kurtuluşunuz için Tanrı’nın neler yaptığını algılamanızdır. Kurtuluş sizin yalnızca aklanmış olmanızdan da öte bir şeydir. Tanrı önünde doğrulanmanızdır. Aynı zamanda kutsanmayı da kapsamaktadır. Bu yaşam değiştiren kurtuluştur. Yazan: Rev. Turgay Üçal |
![]() |
| Bu Yazıyı Diğer Sitelerde Paylaş |
| Seçenekler | |
|