Go Back   Hristiyanlık Forumu | Hristiyan Bilgi Kaynağı > Hristiyan bilgi kaynağı > Hristiyanlık Temelleri, Yararlı Dökümanlar ve Makaleler > Seçilmişlik

hristiyanlık

 
Seçenekler
  #1  
Alt 11-Eylül-2009, 19:40
Chonk Vandelay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Chonk Vandelay Chonk Vandelay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
http://www.hristiyan.gen.tr
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Yeruşalim
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 406
Standart Kutsal Kitap, 'Tanrı Hiç Kimsenin Mahvolmasını İstemiyor' Demiyor Mu?

Elçi Petrus, açıkça Tanrı’nın hiç kimsenin mahvolmasını istemediğini belirtmiştir.

Bazılarının gecikmiş saydığı gibi Rab, vaadini yerine getirmekte gecikmez; ama size karşı sabrediyor. Çünkü hiç kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor. (2 Petrus 3:9).

Bu ayet ile önceden belirlemeyi nasıl bağdaştırabiliriz? Eğer Tanrı’nın isteği hiç kimsenin mahvolması değil ise Kutsal Kitap bu ayeti nasıl içerebilir?

İlk olarak anlamamız gereken nokta, Kutsal Kitap’ın Tanrı’nın isteğini birden farklı şekillerde ilettiğidir. Örneğin Kutsal Kitap, Tanrı’nın her şeye hakim olan etkin isteğinden bahseder. Tanrı’nın Her Şeye Hakim Olan isteği, Tanrı’nın isteğinin salt bir kesinlik ile gerçekleşmesi demektir. Bu anlamda, Tanrı’nın isteğine hiçbir şey karşı koyamaz. Tanrı, her şeye egemen olan isteği ile dünyayı yaratmıştır. Işığın, parlamayı reddetme olasılığı mümkün değildir.

Kutsal Kitap’ın bahsettiği Tanrı’nın isteğini ilettiği ikinci şekil ise O’nun prensip isteğidir. Tanrı’nın prensip isteği, O’nun emirleri, buyrukları ve Yasa’sı ile ilgilidir. Tanrı’nın buyurduklarını yapmamız, O’nun isteğidir. Bizlerin bu isteğe itaat etmeme yeteneğimiz vardır. Hatta biz bu buyrukları çiğneriz. Cezalanmayacağından emin olmadan bunu yapamayız. Bizler bunları yaparken O’nun izni veya onayı olmadan yinede yaparız ve günah işleriz.

Kutsal Kitap’ın bahsettiği Tanrı’nın isteğini ilettiği üçüncü şekil ise O’nun doğası ile ilgilidir, O’nu hoşnut eden şeyler ile alakalıdır. Tanrı, kötü olanların ölümünden zevk almamaktadır. Kötü olanların cezalandırılmasının Tanrı’ya neşe vermemesinin bir mantığı vardır. Tanrı bunu yapmayı seçer çünkü kötülüğü cezalandırmak iyidir. Tanrı, yargısının doğruluğundan mutluluk duyar ancak bu adaletli yargının yapılmasının zorunluluğundan dolayı da “mutsuz” olur. Bu bir bakıma, bir babanın yargıç kürsüsünde oturup, kendi öz oğlunu hapishaneye gönderme kararı alması gibidir.

Bu üç değişik istek tanımını 2. Petrus’daki ayetlere uygulayalım. “Tanrı, hiç kimsenin mahvolmasını istemiyor,” ifadesini aradan çıkartıp alırsak ve bu isteğe Tanrı’nın her şeye hakim olan etkin isteğini uygularsak, ulaşacağımız sonuç çok açıktır. Kimse mahvolmayacaktır. Eğer hükmeden Tanrı, kimsenin mahvolmamasını buyurursa ve Tanrı gerçekten tanrı ise, kesin olan bir şey varsa o da kimsenin mahvolmayacağıdır. Bu şekilde bakıldığı zaman bu ayetler Arminiyanizm için değil Üniversalizm (evrenselcik) için destek oluşturur. Bu durumda metin Arminiyanlar için gereğinden fazlasını ispatlayacaktır.

Bu ayete Tanrı’nın prensip isteğini uyguladığımızı farz edelim. Bu durumda ayetler, Tanrı, kimsenin mahvolmasına izin vermiyor olacaktır. Başka bir deyişle, insanların mahvolmasını yasaklamıştır. Bu, O’nun yasasına aykırıdır. Eğer insanlar ileri gidip mahvolurlarsa, Tanrı’nın bu mahvolanları cezalandırması gerekir. O’nun, mahvolanlar için vereceği cezanın sonunda bu kişiler gene mahvolacaklardır. Peki bir kişi nasıl olurda mahvolduğu için daha da mahvedilir? Bu uygulama, bu ayetler için geçerli değildir çünkü akla yatkın bir anlama kavuşamamaktadır.

Üçüncü alternatif ise Tanrı’nın insanların mahvolmasından hoşnut olmamasıdır. Bu aynı zamanda Kutsal Kitap’ta bahsedilen Tanrı’nın kaybolanlara olan isteği ile de ilişkilidir. Bu tanım, bu parça ile uyum içerisindedir. Petrus bu ayetlerde basit bir ifade ile Tanrı’nın insanların mahvolmasından hoşnut olmadığını belirtmektedir.

Üçüncü tanım olası ve Kutsal Kitap’ın önceden belirleme hakkındaki öğretişleri ile ilişkilendirmek açısından çekici olmasına rağmen dikkate almamız gereken başka bir unsur mevcuttur. Ayetler, Tanrı’nın insanların mahvolmasından hoşnut olmadığından daha fazlasını belirtmektedir. Ayetin tümü, büyük bir önem içermektedir: “ama size karşı sabrediyor. Çünkü hiç kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor.”

Bu ayetlerde herkese karşı sabrediyor denmemiştir, size karşı denmiştir. Siz kelimesi ile, bütün insanlığı mı kast etmektedir? Ya da, Tanrı’nın halkı olan Hıristiyanlar’ı mı kast etmektedir? Petrus, seçilmiş olanlardan, özel bir grup insan olarak bahsetmekten ayrı bir zevk alırdı. Bence Petrus’un burada söylediği, Tanrı’nın hiç kimsenin (seçilmiş olanların) mahvolmasını istemediğidir. Eğer Petrus’un kast ettiği anlam bu ise bu durumda bu ayetlerin, Tanrı’nın isteğinin birinci tanımına uyduğu ve önceden belirlemeyi destekleyen önemli bir bölüm olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bu ayetler, iki değişik yöntem ile kolaylıkla önceden belirleme ile ilişkilendirilebilmektedir. Bu ayetler hiçbir şekilde Arminiyanizme destek olmamaktadır. Bu ayetlerin destekleyebileceği olası bir başka görüş ise üniversalizm görüşüdür ancak bu durumda Kutsal Kitap’ta üniversalizme karşı olarak belirtilen her ayet ile çelişki oluşturacaktır.

Yazan: R.C. Sproul
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
(2. Petrus 1:19)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Yazıyı Diğer Sitelerde Paylaş

Seçenekler

Hizli Erisim


Mesaj Panosu Saati: 16:47.
Tema: Hristiyan.gen.tr | Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.