Go Back   Hristiyanlık Forumu | Hristiyan Bilgi Kaynağı > Hristiyan bilgi kaynağı > Hristiyanlık Temelleri, Yararlı Dökümanlar ve Makaleler > Teoloji - Öğretiş

hristiyanlık

 
Seçenekler
  #1  
Alt 05-Eylül-2009, 19:17
Chonk Vandelay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Chonk Vandelay Chonk Vandelay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
http://www.hristiyan.gen.tr
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Yeruşalim
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 406
Standart Kutsalların Dayanması Öğretisinin Kullanımı

Kutsal Yazılarda kutsalların dayanışması konusunda söylenenler, onların itaatlerinde ve tesellilerinde meyve vermeden edemez. Onların itaatleri tesellilerinden kuşkusuz daha önemlidir, çünkü Tanrı'yı daha çok onurlandırır. İmanlıların itaatinin temeli Tanrı'nın sözünde söyledikleri olmalıdır. Açıklanmış olan her gerçek iman ve sevgiyle kabul edilmelidir. Tanrı'yla paydaşlığımızda, yararını hemen fark edemediğimiz gerçekler bile kabul edilmelidir, çünkü bütün gerçekler Tanrı'dan gelmektedir.

Kutsal Yazı, Tanrı'nın iradesinin ve lütufunun vahyidir. Kutsal Yazının bütün eğilimi Tanrı'ya yaraşır olmamızı sağlamaktır. "Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinlemesidir... doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. Bunun sayesinde Tanrı adamı her iyi iş için donatılmış olarak yetkin olur" (2. Timoteos 3: 16, 17). Pavlus, Titııs 1:1'de, Tanrı adamı olmanın yolunu gösteren gerçeğin bilinmesinden söz etmektedir. Tanrı adamına göre, Tanrı'nın açıklanan iradesi olan söz bize kutsanmanın yolunu göstermektedir (2. Selanikliler 4:35). Kutsal Yazılar, Mesih'in, "Onları gerçekle kutsal kıl, Senin sözün gerçektir" (Yuhanna 17:17) dediği üzere, Tanrı'nın bizi kutsallaştırdığı araçtır. Müjdenin her gerçeğinin, 2. Korintliler 3:18'de söz edilen etkisi vardır: "Biz hepimiz peçesiz yüzle Rab'bin yüceliğini görerek yücelik üstüne yücelikle O'na benzer olmak üzere değiştiriliyoruz. Bu da Ruh olan Rab'bin sayesinde oluyor." Yaşamımızda bu olmazsa müjdedeki gerçeği kabul edemeyiz.

Pavlus, Titus 2:11, 12'de kimlerin, "Tanrı'nın lütfu...tanrısızlığı ve dünyasal arzuları reddedip şimdiki çağda sağduyulu, doğru, Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürebilmemiz için bizi eğitiyor" iddiasında bulunabileceklerini çok iyi açıklamaktadır. Bazı gerçeklerin kutsallığımızı diğerlerinden çok daha fazla geliştirdiğini kabul etmeliyiz. 2. Korintliler 5:14'de Mesih'in sevgisinin bizi sınırladığı ya da zorladığı söylenmektedir. Yüreği kutsallaştıran ve imanın, sevginin, Tanrı'yı yüceltmenin yolunu gösteren bu öğretiler Kutsal Yazılarda çok vurgulanmaktadır. İmanlılar Tanrı'yı iki şekilde yüceltmeye çağrılırlar.

İnsanların bilgeliğine bağlı olmaktansa Tanrı adamı olmanın yolunu gösteren gerçekler hakkında Kutsal Yazılarda söylenenler bize rehberlik etmelidir. İnsanların fikirleri o kadar değişir ki, bunların güvenilirliğinden hiçbir zaman emin olamayız. Belli bir gerçeği kabul etmek kutsallığa teşvik ediyorsa, o zaman buna büyük bir ödül verilmesi gerektiğini tartışabiliriz. Başka bir tartışmaya göre ise belirli bir öğretiş çizgisi, daha iyi bir Tanrı adamı olmanın yolunu gösteriyorsa, gerçek bu olmalıdır. Ancak bu, tehlikeli bir varsayım olabilir. Bizi kutsallaştırma değerinin kanıtı, insanların fikirlerinden başka bir şey olmayan bir öğretişi reddetmeliyiz. Müjdeye itaat derken, Kutsal Yazıların ne demek istediğine daha yakından bakmalıyız.

Belki bunu, kişinin, Tanrı'nın bütün iradesine düzenli bir biçimde, isteyerek boyun eğmesi diye çok yalın bir biçimde tanımlayabiliriz. Davut, "Ey Tanrım, senin isteğini yapmaktan zevk alırım ben, yasan yüreğimin derinliğindedir" (Mezmur 8) dediğinde bunu anlamıştı. Elçi Pavlus, Roma'daki imanlıları Tanrı'nın iradesine böyle boyun eğmeye çağırmaktadır. Şunları söylüyor: "Kardeşlerim, Tanrı'nın merhameti adına size yalvarırım. Bedenlerinizi diri, kutsal, Tanrı'yı hoşnut eden birer kurban olarak sunun. Ruhsal tapınmanız budur. Bu çağın gidişine uymayın, bunun yerine... düşüncenizin yenilenmesiyle değişin" (Romalılar 12: 1, 2).Müjdeye itaat etmek, özünde, Tanrı'nın yasasının gerektirdiklerinden çok farklı değildir ama altında yatan ilkeler ve amaç sadece müjdeye özgüdür.

Müjdeye itaat etmenin dört cephesini göz önüne alalım:
1. Doğası
2. İçimizdeki nedeni
3. Güdüleri
4. İtaat edenler

Bunu yapma amacımız imanlıların dayanması öğretisinin aslında itaate götürdüğünü göstermektir, gerçi tam ters bir etki yaptığını iddia edenler de vardır.

1.İtaat, Tanrı 'nın emrettiği bütün bu işleri, sadece bu işleri yapmaktır. İtaatin, iman ve sevgiden kaynaklanan içsel edimleri vardır. Tanrı'nın bize yapmamızı söylediği dinsel görevlerin dışsal edimleri de bulunmaktadır. Hristiyan olarak yapmaya başladığımız ve yapmaya devam edeceğimiz her şey iman temeline dayanmaktadır, çünkü "iman olmadan Tanrı'yı hoşnut etmek olanaksızdır" (İbraniler 11:6). Pavlus, Romalılar l:5'de, imandan gelen itaatten söz etmektedir, çünkü Mesih iman yoluyla yüreklerimizde yaşamaktadır (Efesliler 3:17). Aslında İsa'nın dediği gibi, "Bensiz hiçbir şey yapamazsınız" (Yuhanna 15:5). İtaatimizin başlıca sonucu, bizi işlerimize göre değil, özgür lütufuna ve merhametine göre ödüllendiren Tanrı'nın övmesidir.

2.Hristiyan'ın itaat etmesinin başka nedeni var mıdır? Yeniden doğan her imanlıda iki zıt ilke iş başındadır bedenle ruh; eski doğayla yeni doğa; içteki günahla lütuf. Sadece Ruh, itaate neden olmaktadır Mesih İsa'da yeni birer yaratık olanlar O'nun Ruhu'nun gücüyle güç kazanırlar. Ruh, içlerinde yaşadığı için, imanları, sevgileri ve bilgileri artar. Karşıt ilke bedenİsa'nın "Nikodemos'a "Bedenden doğan bedendir" (Yuhanna 3:6) dediği üzere, sadece bedenin işlerinin yolunu gösterir. "İtaatin Rab'be iğrenç gelmesi mümkün müdür?" diye sorabiliriz. Sadece bencillikten ve ceza korkusundan kaynaklanıyorsa (2. Krallar 17:25, 3234), evet, mümkün olabilir.

3.Hristiyan 'ı itaat etmeye yönlendiren güdüler nelerdir? Bunlar, imanlıyı Tanrı'ya yaklaştırarak, iman ve Tanrı sevgisi yaratmalıdır. İmanlı müjdenin gerçeğini giderek anlarken itaati de gelişmektedir. Tanrı'nın lütfunun içimizdeki etkisi, yaşamımızda günaha boyun eğdirmektir. Mesih'in çarmıhta ölmesinden belli olan sevgisi, itaatin yolunu gösteren bir gerçektir. Yasa, kişiyi Mesih'in adına alçakgönüllü yapar, oysa müjde onu Mesih'te alçakgönüllü yapar. Pavlus Romalılar 6'da, günahkâr bedenin nasıl öldürüleceğini belirtmektedir. Gönüllü çekilen acılar gibi, bedenin işlerine başvurarak, kendi doğruluğumuzu kabul ettirmeye çalışmamızın akılsızlık olduğunu göstermektedir. Bunu yapanlar Tanrı'nın doğruluğunun ne anlama geldiğini hiç anlamamışlardır.

4.İmanlıların dayanması öğretisinin kutsallık ve itaat esini verdikleri kimlerdir? Buna gerçekten inananlardır! Tanrı onlara, günahlarına bahane bulmak için lütfunu kullanmamayı öğretir. İmansızlar karşı çıkabilseler bile, Tanrı'nın, imanlılara beslediği sevgisinin değişmeyeceğini bilmek, itaat etmek için güçlü bir güdüdür. Her türlü engel ve Tanrı'ya imanlarının gücünü zayıflatan her şey ortadan kaldırılmaktadır. Mesih'le onlara mükemmel bir özgürlük sağlanmaktadır. İtaatlerini Tanrı'nın gözünde kabul edilmez duruma getiren her şey yok edilmektedir.

Kendini korumak için, Tanrı'nın sevgisinin ve sadakatinin yerine kendi çabalarına güvenen Hristiyan esenliği bilemez. Düşmüş meleklerin, artık sonsuza kadar cehenneme kapatılmış olsalar bile, bir zamanlar göksel sevinçleri bildiklerini hatırlayabilir. Özgün durumunda Âdem'in içinde, onu ayartılmanın tuzağına düşürecek günah olmasa bile, O cennette dayanamamıştır. Böyle bir Hristiyan, "Tanrı'nın güvenebileceğim hiçbir vaadi, Mesih'in sıkıca yapışabileceğim hiçbir duası yok mu?" diye feryat etmez mi?

Tanrı'nın bize beslediği sevgiyi göz önüne aldığımızda, O'na beslediğimiz sevgiyi azaltan katı düşünceler uzun süre devam edemez. Sefanya 3:17'de bu, çok iyi açıklanmaktadır: "Tanrın RAB, o güçlü Kurtarıcı seninle. Alabildiğine sevinecek senin için... ezgilerle coşacak."

Tanrı'nın kendilerini böyle sevdiğinin güvencesi verilen ve O'nun Ruhu'yla canlanan Tanrı halkına, her zaman "Tanrı korkusuyla kutsallıkta yetkinleşme" (2. Korintliler 7:1) zorunluluğu getirilmektedir. Tanrı'nın, göklerin mirasçıları dediği ve kendilerine yücelik hazırlanan insanların, Tanrı'nın kendilerine beslediği sevgisinin değişmezliğini bildikleri için, kendilerini her tür kötülüğe verecekleri tahmin edilebilir mi? Tanrı halkının, Tanrı'nın kendilerini sonsuz bir sevgiyle sevdiklerini bilerek, O'ndan nefret etmeye başlaması akla uygun mudur?

İmanlıların dayanması öğretisine karşı çıkanlar, itaati sağlayacak cehennem ve ceza korkusunun bedenin ihtiyaçlarını dizginlemenin değerini azalttığını iddia etmektedirler. Ne var ki, beden bütün işleriyle birlikte öldürülmelidir. "Günahın mahkûmiyeti altında değil, lütuf altında olduğumuz için, günah işlemeye devam edelim" diyen birine elçi kısa bir cevap vermektedir. Cevabı, vurgulu bir itirazdır, "hayıf'dır (Romalılar 6:2).
Bedeni öldürmek ne demektir? Romalılar 8:3'de, "bedenin yol açtığı günahları Ruh'un sayesinde öldürürseniz, yaşarsınız" denmektedir. Dolayısıyla imanlılar bunu, cehennem ve ceza korkusuyla değil, Ruh*un sayesinde yaparlar. Birçok kişi, bedensel arzularını kendi çabalarıyla öldürmeye çalışmıştır ama bir kez bile başarılı olamamıştır. Yasaya uymak günahı dizginlemekten daha fazlasını yapamaz. Günahı asla ortadan kaldıramaz. Öyleyse Ruh, günahkâr doğamızı öldürmek için ne kullanmaktadır? Mesih'in çarmıhtaki ölümüyle tamamladığını ve o böylece gösterdiği sevgiyi kullanmaktadır. İmanlıda günahın gerçek ölümünü bu meydana getirmektedir. "Mesih'in çarmıhı aracılığıyla dünya benim için ölüdür, ben de dünya için" (Galatyalılar 6:14). Mesih'in kısıtlama getiren sevgisi, "yaşayanların artık kendileri için değil, kendileri uğruna ölüp dirilen Mesih için yaşamalarını" (2. Korintliler 5:15) güvence altına almaktadır.

Bütün imanlıların itaatinin temeli olan Tanrı'ya ve İsa Mesih'e iman, korunacaklarının güvencesiyle güçlendirilir. Tanrı'nın kendilerine besleği iyi niyeti keşfetmeleri, Baba olarak Tanrı'ya ve Aracı olarak Rab Mesih İsa'ya imanlarını artırır. Kendilerinde iyi bir işe başlamış olan Tanrı'nın, Mesih İsa'nın gününde bunu mükemmelleştireceğini bilirler. Halk suçunda ve günahında ölüyken ona yeni yaşam veren, İblis'in bütün gücüyle ayartmasına ve yüreklerinin günahkârlığına rağmen, onu sonuna kadar koruyacak Olan'dır.

Tanrı bize sevgisini bildirdiğinde imanımız güçlenir ve O'na sevgimiz artar. "Biz O'nu seviyoruz, çünkü önce O bizi sevdi" (1. Yuhanna 4:19). Rab'bin dehşeti başkalarını ikna etmemize neden olur ama Mesih'in sevgisi bizi O'nun için yaşamaya ikna eder. O, en çok bağışlananı çok sevmiştir.

Kutsalların dayanması Tanrı'nın sevgisinin muhteşemliğini göstermektedir. Bu sevginin, imanlıların dayanmasını güven altına alan üç özelliği vardır:
1. Özgürlük
2. Değişmezlik
3. Semerelilik

1. Tanrı 'nın sevgisinin özgürlüğü. Önce Tanrı, halkını sevdi. Bunun nedeni, diğerlerinden daha iyi olmaları değil, O'nun lütfuydu. Belli bir kutsallık düzeyine gelmeleri koşuluyla değil, kutsal olsunlar diye bu sevgisini devam ettirmektedir. Tanrı'nın sevgisine kim direnebilir? Tanrı'nın sevgisine cevabımız, karşılık olarak O'nu sevmek ve O'na itaat etmektir.

2. Tanrı'nın sevgisinin değişmezliği. Tanrı'nın sevgisinin tutarlılığını daha önce görmüştük. Sefanya 3:17'de, Tanrı'nın sevgisinde dinlendiği söylenir. Tanrı'nın halkını bir gün sevebildiği, ertesi günü de nefret edebildiği iddia etmek, elbette O'nu lekeler. Bir gün onlar için alabildiğine sevinip, başka bir gün onları cehenneme atabilir mi? İnsanlar, sevdiklerinin nasıl davranacaklarından her zaman emin olamasalar da, "gözünün önünde her şeyin çıplak ve açık" olduğu Tanrı için bu geçerli değildir. Bazıları, önce Tanrı insanları sevdiğinde onların değiştiklerini, dolayısıyla Tanrı'nın sevgisinin de değiştiğini söyleyebiliyorlar. Ama "Önce onların sevilmelerinin nedeni nedir?" diye soruyoruz. RAB değil miydi? Kendi lütfundan ötürü onları sevmedi mi? Önce onları seven, onların sevildikleri konumu koruyamaz mı? Onları sevgisiyle korumamaya kararlıysa, önce onları neden sevdi? Tanrı'nın sevgisinin değişmezliğin kesinliği halkı için çok değerlidir.

3. Tanrı'nın sevgisinin semereliliği. Annenin çocuklarına sevgisi, onları korumak için her özveride bulunmasına neden olur. Tanrı, kutsallarını korumak için kudretli gücünü çok daha harika bir biçimde kullanır. Kutsalların dayanması öğretisinin, semereliliğinden ötürü Tanrı'nın sevgisine muhteşemlik verdiğini görüyoruz. Tanrı, sonsuz bir sevgiyle sevdiği için, bizi sevecenlikle Kendine çekmektedir (Yeremya 31:3). Ruh'unun ve lütfunun bu sürekli sağlayışı bu sevgiden gelir, bu durumda halkının hiçbir eksiği olmaz (Mezmur 23:1). Bu kadar kutsanmış olan bizler, O'nun bizimle ilgilendiğini gösteren lütufkâr etkilere direnebilir miyiz? Mesih, bizim için çok değerli olur. Ölümüyle, Tanrı'yla barışırız, çünkü bizim adımıza sonsuz kurtuluşu elde etmiş ve Tanrı'yla aramızdaki bütün çatışmaları sona erdirmiştir. Bu kadar acıyı, O'nu kabul etmemize ya da günahkâr doğamızın karar verebileceği üzere reddetmemize bağlı olarak, belirsiz bir sonuç uğruna çekmemiştir. Tersine, uğruna öldüğü kişileri yüzüstü bırakmadan Tanrı'ya getirecek, Ruh'u ve lütfuyla onları aklayacak, kutsayacak ve koruyacaktır.

John Owen
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
(2. Petrus 1:19)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Yazıyı Diğer Sitelerde Paylaş

Seçenekler

Hizli Erisim


Mesaj Panosu Saati: 00:34.
Tema: Hristiyan.gen.tr | Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.