Go Back   Hristiyanlık Forumu > Hristiyan bilgi kaynağı > Hristiyanlık Temelleri, Yararlı Dökümanlar ve Makaleler > Teoloji - Öğretiş

hristiyanlık

 
Seçenekler
  #1  
Alt 18-Eylül-2009, 21:48
Pavlus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Pavlus Pavlus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Üye
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: İstanbul
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 39
Standart Öfke Yatıştıran İş

ÖFKE YATIŞTIRAN İŞ
(Propitiation)
Bu oldukça büyük bir anlamı taşıyan nadir kelimelerden biridir. Tatminkar, tatmin eden, tatmin tarzında ifadeleri içermektedir.

Yatıştıran dua
Bunu ilk kez Luka 18’de görüyoruz. Dua eden iki kişi var bu bölümde. Birisi Ferisi. Her gün dua için tapınağa gidiyor, iyi işler yapıyor, ondalıklarını tam olarak ödüyor. Ama tek bir sorunu var. Fakat bu sorun çok önemli oldukça gururlu bir kişi.
Diğeri ise tam tersi. Vergi mültezimi. Bir çok Yahudiye göre Romalılarla işbirlikçi. Ama duasında içten, samimi ve kendini bilen bir alçakgönüllülük içinde.
Vergi görevlisi ise uzakta durdu, gözlerini göğe kaldırmak bile istemiyordu, ancak göğsünü döverek, Tanrım, ben günahkara merhamet et diyordu (Luka 18:13)
Burada “Tanrım ben günahkara merhamet et” sözlerine dikkat edin. Bu gerçekten Tanrı’yı tatmin eden bir sözdür. Öfkesini yatıştıran bir duadır.

Tanrı’nın öfkesi
Mesih İsa Yeruşalim’deki tapınağın halini görünce öfkelenmiş ve oradaki satıcıların eşyalarını yerlere fırlatmıştı. Evet, Rab öfkelenmektedir. Günahın, kendi görkemine, kutsallığına aykırı olan her şeye, isyan eden kendi insanına karşı öfkelenir.
RAB kıskanç, öç alıcı bir Tanrı’dır. Öç alır ve gazapla doludur. Hasımlarından öç alır. Düşmanlarına karşı öfkesi süreklidir. RAB tez öfkelenmez ve çok güçlüdür. Suçlunun suçunu asla yanına koymaz. Geçtiği yerde kasırgalar, fırtınalar kopar. O’nun ayaklarının tozudur bulutlar (Nahum 1:2-3)
Diri Tanrı’nın eline düşmek korkunç bir şeydir (İbraniler 10:31)
Haksızlıkla gerçeğe engel olan insanların bütün tanrısızlığına ve haksızlığına karşı Tanrı’nın gazabı gökten açıkça gösterilmektedir. Çünkü Tanrı’ya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir (Romalılar 1:18-19)
Tanrı’nın öfkesinin geçmişte değil, sürekli olarak şimdiki zamanda kullanıldığını görüyoruz. Tanrı’nın öfkesinin depremle, savaşlarla, karmaşayla ya da yüreklerin Rab’den çevrilmesiyle çeşitli yollarla açıklandığını görüyoruz.
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kaldı. İnsanlar İsa Mesih’te olan kurtuluşla Tanrı’nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar. Tanrı Mesih’i, kanıyla günahları bağışlatan ve imanla benimsenen kurban olarak sundu (Romalılar 3:23-25)
Bu ayette “günahları bağışlatan” demek aslında gazabı yatıştıran anlamını içermektedir (Propitiation). Ayrıca burada herkesin günah işlemesi gramer olarak geçmişte günah işleme anlamında değildir. Yani herkesin her zamanda günah işlemesi aslında şimdiki zamanda süren bir durumun ifadesidir. Günah işlemek Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kalmak anlamındadır. Yani okun hedefi vuramaması kısa kalmasıdır. Tanrı bu kısa kalma olayını dört aşamada sonuca götürmektedir.
1.aklamaktadır 2. lutfundan ötürü bir armağan olarak bunu sağlamaktadır 3. Mesih’te olan kurtuluşla bunu gerçekleştirmektedir 4. kanıyla üzerimize olan Tanrısal gazabı yatıştırarak bunu yapmaktadır.
Lanetten aklanmış oluyoruz. Lütufla karşılıksız kurtulmuş oluyoruz. Mesih’te kölelikten özgür kılınıyoruz. Bize öfkelenen Tanrı’nın öfkesi yatışmış oluyor.

1.Aklanma
Roma Katolik kilisesine göre aklanma “doğruluğun size nakledilmesi” olarak görülüyor ve böylelikle siz Tanrı önünde kabul edilir oluyorsunuz.
Fakat esas anlamda aklanmak “ doğruluğun ilan edilmesi, doğru olduğunuzun açıklanması, doğrulanmadır”.
Yahya tarafından vaftiz edilen halk, hatta vergi görevlileri bile bunu duyunca Tanrı’nın adil olduğunu doğruladılar (Luka 7:29)
Tanrı’nın doğruluğunu daha doğru yapacak bir kavram yoktur. Bir kişinin belli bir suçtan ötürü defalarca suçlu bulunmasına rağmen dava açıp sonunda davasını kazanması ve suçsuzluğunun tam olarak ilan edilmesiyle eski görev ve yetkilerinin kendisine iade edilmesi gibi bir durumdur bu durum.
Affedilmeyle aklanma arasında bir fark vardır. Affedilme hala suçlu olduğun halde birisinin seni kendisinden özveride bulunarak affetmesidir. Aklanmada ise senin tamamen suçsuz olduğunun ilan edilişi söz konusudur.

2.Lütfundan bir armağan
Yukarda açıkladığımız aklanma ancak lütfun sonucudur. Lütuf Tanrı’nın biz bir hüner göstermeden, bir karşılık bedel ödeyemeden bize verdiği bir armağandır. Aklanmayı kazanmanız mümkün değildir. Bu sadece verilen bir armağandır.

3.Kurtarışla
Tanrı armağanının Tanrı tarafından ödene bir bedeli vardır. Buradaki kurtarış bir bedel karşılığında satın alınmadır. Bu bedeli satın alınan kişi değil, satın alan kişi yani kurtarılmış insan değil de kurtaran Tanrı ödemektedir. Aslında bu kavram köle pazarında çok kullanılan eski bir kavramdır. Efendi köleyi bir bedel karşılığında kölelikten kendisine alır. Rabbimiz bizi dünyanın köleliğinden bedel karşılığı satın alıp üstüne üstlük bizi karşılıksız olarak özgür kılmıştır.

4.Gazabı bağışlatan
Bu kurtarışta ödenen bedel, yani Mesih İsa’nın kanı Tanrı’nın öfkesini yatıştıran unsurdur. Bedeldir. Kefarettir. Tanrı’nın öfkesinden bizi kurtarandır. Tanrı’nın planı budur. Sağlayışı budur. Bize karşılıksız kurtulmalık olarak sunduğu budur.

Gazabın yatıştırılması tapınakta örneklenmiştir
Bunun için her yönden kardeşlerine benzemesi gerekiyordu. Öyle ki, Tanrı’ya hizmetinde merhametli ve sadık bir baş kahin olup halkın günahlarını bağışlatabilsin (İbraniler 2:17)
Eski Antlaşma dönemi tapınakta yılda bir kez “kefaret gününde” baş kahin halkın günahlarını bağışlatmak için “Kutsalların Kutsalı” bölümüne giriyor. Yani Tanrı’nın huzuruna çıkıyor ve kutsal tahta kan serpiyor ve bu kan Tanrı gazabını yatıştıran bir unsur oluyordu. Yani Mesih İsa’nın gelecekte yapacağı tapınakta örneklenmiş oluyordu.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı. Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu. İkinci perdenin arkasında En Kutsal Yer denen bir bölme vardı. Altın buhur sunağıyla her yanı altınla kaplanmış Antlaşma Sandığı buradaydı. Sandığın içinde altından yapılmış man testisi, Harun’un filizlenmiş değneği ve antlaşma levhaları vardı. Sandığın üstünde Bağışlanma Kapağı’nı gölgeleyen yüce Keruvlar dururdu. Ama şimdi bunların ayrıntılarına giremeyiz (İbraniler 9:1-5). “Bağışlanma Kapağı” ya da yeri özellikle Tanrı öfkesinin dindirildiği yerdir. Bu sandığın üst yüzüdür. Sandık içinde üç nesne vardı.
1.On emir parçaları- Günah işledik ve Tanrı yasasını parçaladık anlamında
2.Man testisi- Tanrı’nın lütüfkar ve besleyen sağlayışı anlamında
3.Harun’un değneği-Tanrı’nın bir Aracı ataması anlamında
Bu baş kahinimiz ve kurban kuzumuz olarak Mesih İsa’nın bizler için sunduğu sunuyu gösteren güzel bir ön açıklamadır.
Ama Mesih, gelecek iyi şeylerin başkahini olarak ortaya çıktı. İnsan eliyle yapılmamış, yani bu yaratılıştan olmayan daha büyük, daha yetkin çadırdan geçti. Tekelerle danaların kanıyla değil, sonsuz kurtuluşu sağlayarak kendi kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi (İbraniler 9:12-13).
Eski Antlaşmada koyunlar Çoban için kurban oldular. Yeni Antlaşmada Çoban koyunları uğruna kurban oldu.

Gazabı yatıştırmanın yansımaları
Yavrularım, bunları size günah işlemeyesiniz diye yazıyorum. Ama içimizden biri günah işlerse, adil olan İsa Mesih bizi Baba’nın önünde savunur. O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır (1.Yuhanna 2:1-2)
Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur (1.Yuhanna 4:10)
Tanrısal aklamaya karşın elimizde olmadan günah işlediğimiz bir an olursa hemen gerçek tövbeyle Rab’bin bu muhteşem kurtarış kanı altına sığınarak Rab’bin bağışlamasında, yatışmış öfkesi altında Kutsal Ruh’la, Rab’de yürümeye devam etmemiz gerekmektedir.
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor. Öyleyse sonsuz Ruh aracılığıyla kendini lekesiz olarak Tanrı’ya sunmuş olan Mesih’in kanını, diri Tanrı’ya kulluk edebilmemiz için vicdanımızı ölü işlerden temizleyeceği ne kadar daha kesindir! (İbraniler 9:13-14)
Mesih İsa’da içten dışa doğru bir temizlemenin gerçekleştirildiğine dikkate delim. Bu ayetlerin ve konunun ışığında boğaların ve ergeçlerin kanından kısacası insani olarak sunulabilecek olan her sununun üstünde bir gerçek ruhsal aklamayla aklama gücünün yalnız Tanrısal sağlayışla yani Mesih İsa’yla mümkün olduğunu anlamamız zor değildir.

Yazan: Rev. Turgay Üçal
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Yazıyı Diğer Sitelerde Paylaş

Seçenekler

Hizli Erisim


Mesaj Panosu Saati: 19:13.
Tema: Hristiyan.gen.tr | Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.