Go Back   Hristiyanlık Forumu > Hristiyan bilgi kaynağı > Hristiyanlık Temelleri, Yararlı Dökümanlar ve Makaleler > Sakramentler

hristiyanlık

 
Seçenekler
  #1  
Alt 11-Eylül-2009, 20:24
Chonk Vandelay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Chonk Vandelay Chonk Vandelay isimli Üye şuanda  online konumundadır
http://www.hristiyan.gen.tr
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Yeruşalim
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 401
Standart Sakrament Nedir?

Dikkat ederseniz Pavlus sır kavramını bu ayetlerde dört kere kullanıyor. İşte Kutsal Kitaptaki bu sır kavramı Lâtinceden gelen Sakrament kelimesinin oluşmasını sağlamıştır. Pavlus burada ‘’Tanrı bu sırrı bana açıkladı’’ diyor. Dördüncü ayette bu sırrı bize açıklıyor. Kendisine verilen esinleme aracılığıyla Pavlus sırrın ne olduğunu anlayabilmişti. Bu sırrın özeti ve sırrı İsa`dır. Altıncı ayette gördüğümüz gibi bu sırrın hem özeti hem özü hem Mesih hem de Tanrının Mesih`te tüm uluslarda olan amacıdır.

Bunun aracılığı ile de görüyoruz ki, hem Yahudiler hem Grekler bir bedenin üyesi olabiliyorlar. Ayrıca sekizinci ayette Tanrının kendisine lütfettiğini söylüyor. Bu sır diğer uluslara vaaz edilmelidir. Dokuzda ise bu sırrı elçisel bir bildiride basit bir biçimde açıklamakta. Burada ortaya çıkan sır İsa`dır. Açıklanan sır müjdedir. Açıklanan sır Tanrının İsa`da tüm uluslar için olan amacıdır. Pavlus neden buna bir sır diyor? Çözülmesi gereken bir bulmaca anlamında bir sır demiyor. Bulmacadan ziyade daha çok kutsal bir gizlilik anlamını taşıyor. Bu kutsal gizli olan şey Tanrının İsa Mesih`te tüm dünya için olan amacıdır. Her ne kadar da bu gizlilik bir zamanlar saklıysa da İsa Mesih`ten sonra elçiler aracılığı ile artık açıklanmıştır. Bu sır müjdenin içersinde bulunan Tanrı bilgisidir. Bu sır öylesine yüce ve öylesine görkemlidir ki, Tanrı yalnız ve yalnız bu sırrı bizim anlayabileceğimiz şekilde ortaya koyarsa biz algılayabiliriz. İşte bu nedenle sakramentleri müjde ile ilişkilendirebiliriz. Sakramentler Tanrının tüm bu sırları bizlerin gözleri önünde açığa çıkarmak için kullandığı araçlardır.
Yukarıda 110 voltla çalışan bir bilgisayar için bir adaptöre ihtiyacınız olduğunu söylemiştik. Sakramentler Tanrının kullandığı adaptörlerdir. Müjde bizlerin algılamasından üstün bir gerçektir. Müjde bizlerin kavrayabileceğinden çok daha büyüktür. Tanrı’nın bu konuda söylediğine dikkat edin: ‘‘Benim düşüncelerim sizin düşüncelerinizden, yollarım sizin yollarınızdan daha yüksek’dir’’.

Bu nedenle sakramentler Kutsal Kitabın bu yüce göksel gerçeklerini alıp bizim kavrayışımıza adapte ediyor. Özetlemek gerekirse Sakramentler fiziksel öğelere iliştirilmiş Tanrının Mesih`te sunduğu vaatleridir. Mesih`teki sevgisinin görünür hal almasıdır. Evvelce de söylemiş olduğumuz gibi, neden görünen fiziksel ve yaratılmış işaretlere ihtiyaç duyarız. Neden vaatlerin varlığı yetmiyor bize? Cevap basittir. Gerçek olamayacak kadar harika dediğiniz bir şey duydunuz mu? Müjde de buna benziyor. Mesih hakkındaki iyi haberin vaaz edildiğini duyuyoruz. Bu öylesine harikadır ki, bu gerçekten gerçek olabilir mi? Daha sonra Tanrı bizlere su, ekmek ve şarap veriyor. Bunlar hem dokunup hem koklayıp, duyabileceğimiz şeyler. Tanrı bir anlamda benim size Mesih`te verdiğim vaatler şu anda yediğiniz ekmek kadar gerçektir, içmekte olduğunuz şarap kadar gerçektir diyor. Benim sizlere vermiş olduğum vaatler içine girmekte olduğunuz şu su kadar gerçektir. Bizler öylesine bir dünyada yaşıyoruz ki, çoğu zaman bu dünyanın şeyleri bize Tanrısal gerçeklerden daha gerçekmiş gibi geliyor. İstanbul`da yürüdüğünüzde gördüğünüz bütün her şey, sesler, kokular, gereksinimler gerçekçi bir biçimde yüzünüze geliyor. Belki de öyle günler geliyor ki, bu gördükleriniz İsa’dan daha gerçekmiş gibi gelecek. Sonra kiliseye gidiyorsunuz. Sonra görünmeyen Tanrı kendisini bizlere görünür biçimde sunuyor. Aniden kendimizi tekrar gerçekten gerçek olan şeye demirlenmiş olarak görüyoruz.

Müjde bilip görebileceğimiz herhangi bir şeyden çok daha gerçektir. Burada Sakramentleri anlamamız konusunda altını çizmemiz gereken bir şey de söz ve sakramentler arasındaki ilişkidir. Yani Müjde ile sakrament arasındaki ilişkiyi kastediyorum. Burada biz sadece ekmek ve şaraba, ekmek ve şarap olduğu için değer vermiyor muyuz. Bu vaftizin ya da Rab`bin sofrasının değeri İsa Mesih’in verdiği vaatlerin işaretleri ve vaatlerin kaynağı olduğu içindir. Bu işaret ve vaat Protestanlara sakramentleri ikiye indirtti. Luther ve Calvin ‘e göre sakrament kelimesinin anlamını şu kriterle sınırlamak uygun olacaktır, bu kriter şudur: Mesih tarafından kendilerine bir işaret atanan vaatlerdir.
Reformculara göre sakramentin gerçekliği Mesih’in buyruklarına bağlıdır. Örneğin; İsa vaftiz olayında, bu konuda bir buyruk vermiştir. Matta 28’de “gidin ve bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin... vaftiz edin” demiştir. Matta 26’da da Rab`bin sofrasını görüyoruz. Yine Mesih`in şu sözlerini duyuyoruz : “Alın ve yiyin, bu benim bedenimdir...”

Tüm bunların ışığı altında Reformcuların kendi günahlarını kefaret etme sakramentinin sakrament olmamasının da buradan kaynaklandığını görüyoruz. Reformculara göre kilise bir şeyi sakrament yapamaz. Yalnızca kendisi gerçek bir otorite ile, kendi hakkında tanıklık edebilir. Sakrament her zaman bir vaade işaret eden ve buyruk aracılığı ile görünen bir işaretin bir vaade atanmış olmasıdır. Bu nedenle protestanlar olarak bizler Tanrı sözü ile sakramentler arasındaki ilişkiyi vurgular ve ısrar ederiz. Yani ilk önce Müjde vaaz edilir. Daha sonra bu müjdenin işaret ve mühürleri olan sakramentler sunulur. Belki de bazı kiliselerde mimari olarak nasıl açıklandığını görmüşsünüzdür. Kürsü tam ortadadır. Bu Rab`bin sözünün vaaz edilişini simgeler. Hemen kürsünün yanında vaftiz havuzu vardır. Belki kürsünün tam önünde Rab`bin sofrasının sunulduğu sofra vardır. Bütün bu yayılım sakrament ile Tanrı sözü arasındaki ilişkiyi gösterir. Bunun anlamı kilisenizi düzenleme için tek yol vardır demek değildir. Fakat demek istediğim çoğu zaman inanış biçimlerimiz bizlerin fiziksel biçimlerini de etkileyecektir. Roma kiliselerindeki ifadelere de bakabiliriz. Bu kiliselerde tapınmada odak noktada tutulan şey çarmıhta kullanılan kurbandır. Kürsü köşededir, sofra ortadadır. Farklı bir Sakrament teolojisi farklı bir ifadeye yol açar. İşaret ve mührü daha fazla tanımlamadan önce Kutsal Ruh’un sakrament içindeki rolünü tartışmak gerekmektedir.

Tanrı sözünün ve sakramentlerin yüreklerimize girmesini sağlayan Kutsal Ruhtur. Kör bir adam için güneş ışınlarının hiçbir anlamı yoktur. Bir sağırı düşünün. Güzel bir şarkı dinlemediği sürece bu seslerin hiçbir anlamı yoktur. Ruhsal anlamda konuşacak olursak ne duymak için ne görmek için yeteneğimiz yoktur. Kutsal Ruh olmaksızın bizim için sakrament kör adam için güneş ışığı gibidir, sağır için müzik gibidir. Fakat Ruh yüreklerimizi açar. Tanrının müjdede sunmuş olduğu vaatleri duymamızı anlamamızı sağlar. Kutsal Ruh yine gözlerimizi açar öyle ki, bizler bu vaatlerin su, şarap ve ekmek gibi görünen öğelerle bizlere sunulduğunu imanla görebilelim. Rab`bin sofrasının ve vaftizin bizlerle yapılan antlaşmanın işaretleri ve mühürleri olduğunu söylemek ne demektir.

Yazan: Rev. Prof. Robert Lynn
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek,
karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.
(2. Petrus 1:19)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Yazıyı Diğer Sitelerde Paylaş

Seçenekler

Hizli Erisim


Mesaj Panosu Saati: 18:57.
Tema: Hristiyan.gen.tr | Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.