Go Back   Hristiyanlık Forumu > Hristiyan bilgi kaynağı > Hristiyanlık Temelleri, Yararlı Dökümanlar ve Makaleler > Tanrı

hristiyanlık

 
Seçenekler
  #1  
Alt 17-Ağustos-2009, 19:15
Faruk Çelebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Faruk Çelebi Faruk Çelebi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Üye
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Türkiye
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 589
Standart Tanrı ile Dostluk

Yaşamımızın benzersiz bir bölümü boyunca, pastoral istemlerde, kısa bir ferahlamadan zevk alabildim. Meşgulken - son teslim tarihi sık sık tekrarlanmıştı - bana daha çok düşünme ve düşünceleri yazma fırsatı verdi. Önceden okuduğum ve soluğumu tutabildiğim bir şey değildi. Otuz yılına yaklaşan bir pastör olarak yaşamımın bölümü olan acil bir sorumluluksuz mükemmel nesnellikle anlarımın peysajını gözlemleme fırsatı olmuştu. Bir spiker ve öğretmenden haber alıcı ve de dinleyicisinin rolüne kendimi kaptırmıştım. Olmayan gelecek bir andaki sona muhakkak varacak arayı zenginleştirmiş, meydana getirmişti. ( Charles SWIMDOLL ) [ 1 ]

Derin olan şeyler, daha ilgi çeker: Balta girmemiş ormanlar, derin mağaralar, kanyonlar, yoğun düşünceler ve konuşmalar.

Sığ ve yüzeysel şeylerle bizde doyumsuzluk ( hoşnutsuzluk ) sağlayan derinlik gibi önemsizlik var. Bir zamanlar, yüzeyin altını tanrılaştırdık ( yücelttik ) ve onun gizemleriyle mucizelerin zevkine sahiptik. Zamanın çekiciliğinin değerinin farkına varıyoruz ve de derinlikleri oluşturan şeyin rahatsızlığına inanıyoruz.

Özellikle bu, ruhsal alanda doğrudur. Tanrı, dünyasal maddelerle memnun olmamıza karşı daha çok düşüncelerimizde derinleşmeye çağırıyor. Kutsal Kitap'da, Tanrı'nın Ruh'u " her şeyi, Tanrı'nın derin düşüncelerini bile araştırır " ( 1. Kor. 2:10 )'ı okuyoruz. Romalılar 11:3'e göre O'nun bilgeliği ve yollarının derinlikleri " akıl ermez " ve " anlaşılmaz " olarak tanımlanıyor.

Tanrı'nın en iyi doğrularından bazıları, paha biçilmez hazinelerden hoşlanmak, insanın derin düşüncelerinde gizleniyor, başka yerlerde aramak gerekmez !

Tanrı'nın bilgisi ve bilgeliğinin zenginliklerinin derinliği, yolları, yargıları ve anlaşılmazlığı neakıl almaz şeylerdir !

Çabalarının sonuna doğru, Eyüp, " Beni aşan, bilmediğim şaşılası işleri " ( Eyüp 42:3 ) dediği gibi Tanrı'nın derinliğinden, gizemliliğinden ve açıklanamaz amaçlarından söz ediyor. Peygamber Daniel, Tanrı'yı şöyle belirtti: " Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır. " ve " Karanlıkta neler olduğunu bilir. " ( Daniel 2:22 ). Başka yerde şunu okuyoruz: " Karanlıkların derin sırlarını açar, ölüm gölgesini ortaya çıkarır. " ( Eyüp 12:22 ). Mezmur 36:6, harika ilahisi, bunu doğruluyor.

Efendimiz, kesinlikle, bizim yeteneğimizin ötesinde olan alanlardakini kavramaya çalıştıtıyor; ancak hangisinin belli olanlar dışındakilerdir ki görmemiz ve araştırmamız için can atıyor. Tanrı'nın en iyi doğrularından bazıları, paha biçilmez hazinelerden hoşlanmak, insanların derin düşüncelerinde gizleniyor, başka yerlerde aramak gerekmez !

" Adaletin uçsuz bucaksız enginlere benzer. " ( Mez. 36:6 )

Kişi, gerçeğin boyutlarını ve kavrayışlarını, yeterli oranda, düşünüp taşınmaya, araştırmaya, incelemeye istekli olduğunda; sabırlı ve merhametli Tanrı, bunları açmayı bekliyor.

İnceden inceye araştıran kişinin yaptığı sadece zihinsel bir uğraş değildir. Olağan, insancıl araştırma ve metotlarla Tanrı'nın yolları anlaşılmıyor.

" Tanrı'nın derin sırlarını anlayabiliyor musun ?
Herşeye Gücü Yeten'in sınırlarına ulaşabiliyor musun ?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin ?
Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin ? ( Eyüp 11:7-8 )

Derin kutsal güç olmanın önemliliği ve ilgi çekmesi kadar; bunlar, akıllarımız vasıtasıyla keşfe meydan okuyor. O, bütünüyle yürekleri kendisitle dolu olan... kendisiyle var olmak isteyenlere sırlarını saklıyor. yalnızca bu yolla Tanrı ile dostluk kurulabilir.

Burada, trajik olan, az miktar da olsa değerli olan şey, acele eder şu ana sahip olursak dostluğu ilerletiriz. Durgun suları ve yeşil otlakların yanında Tanrı'nın sürüsünden daha çok panik ( bozgun ) halindeki sığır sürüsüne benzeyen halkın bir bedeni olacağız. Atalarımız tanıyor, O görüyor, tanrı ile ne kadar ilişkiye girebiliyorlar... ne var ki biz, yapabilir miyiz ? Yeniden farklı şekillerde derinliğine düşünmeyi, anlamlı biçimde tapınmayı, acele etmeden meditasyon ( derin derin düşünme ) yapar gibi öğrenmemiz şart.

[ 1 ] " Tanrı ile Dostluk " kitabını iki sene önce Türkçeye çevirdiğimde; paylaşımda bulunmuştum. Dün ( 16.08.2009 ), bir kardeşimle olan söyleşide, bir kez daha yazmaya karar verdim.

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19-Ağustos-2009, 03:28
Faruk Çelebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Faruk Çelebi Faruk Çelebi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Üye
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Türkiye
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 589
Standart

Richard Foster'in şu sözcükleri insanı etkiliyor: Yüzeysellik, çağımızın belasıdır. Bir anlık tatmin öğretisi, birinci ruhani sorundur. Bugün umutsuz görünen gereksinim; çok sayıda anlayışlı ya da yetenekli insanlar değil, derin düşünenlerdir.

Bu konuda, bir an, durup düşünmeli. Kendi kendinize şu güç soruyu sormalı ve dürüst olmalısınız: " Derin düşünen insanlar içinde miyim ? "

Kendinizi olmak istediğiniz, derin düşünen kişi gibi hissetmeyebilirsiniz.

Bununla birlikte, bu konuda, bir takım meraklarınız var; aksi takdirde bu kitabı almamış olurdunuz. Olasılıktan daha çok, yüzeysel şeylerden bıkkın yetişkin bir kişiliğiniz var... Yüzeysel düşünmekten ve patinaj vari konuşmadan usanmışsınız. Orada olmaya isteklisiniz, fakat tam olarak oraya nasıl gidileceğinden emin değilsiniz. Kesin olan bir şey var: Bulunduğun yerde kalmayı istemedin.

Size önerilerim var. Kadın ya da erkek yüzeysillikten bıkmadıkça; derin düşüncelerle ilgilenip okuyan kişi değildir. Tahminim beni yanıltmıyorsa özlediğiniz şey, Tanrı ile dostluktur. O'nun varlığından haberdar olmayı mümkün mertebede O'nunla temas içinde, fikirlerini düşünmeyi, bilgeliğini almayı, imkan dahilinde insancıl olan yüreğine yakın yaşamayı, O'nun sahip olduğu özde yaşamanızı işlemeyi istersiniz. Bunların olmasını diliyor, kabul etmekte sizi serbest bırakıyorum.

PAVLUS'UN TUTKULU TAKİBİ

Derin düşüncelere sahip oldukça; İsa ile özdeşleşmeye özlem duyacağız. Bunlar, benim sözcüklerim değildir. Kutsal Kitap'da Filipililer 3:10'da Pavlus'un ifadesinde var olan sözcüklerdir. Aşağıdaki sözcükleri anlayarak ve yavaş yavaş okuyunuz.

Ölümünde O'nunla özdeşleşerek ( Tanrı benzerliğindeki ruh ) O'nu tanımak ( Benim kararlı amacımdır. ) dirilişin gücünü ( İnananlara kullandığı güç ) ve acılarına ortak olmanın ne demek olduğunu bilmek ( O'nun kişiliğinin harikaları ) [ Flp. 3:10 ]

Bu basit tümcede, elçilerden birinin yaşam için önemli bir amacını keşfediyoruz. Efendimiz İsa'nın yandaşı olduğu kadar " kararlı amacı " nı iletiyor. Bu, neydi ? Geriye dönünüz ve tercihen yüksek sesle bir önceki ayeti okuyunuz. Düşüncelerinizdeki doğru anahtar kelimeleri döndürünüz. Onları çiğneyiniz. Onları uzun uzun düşününüz ve anlamaya çalışınız.

O'nu tanımak...
O'nunla özdeşleşerek
Acılarına ortak olmanın
Bilmek...
Ne demek...
Dirilişin gücünü...

Bu dünyada, bir şey olabilmek; Tanrı'nın bir çocuğu için çok mu önemlidir ? Bu şekilde düşünmüyorum. Fakat hala en önemli öncelik, az da olsa, tuhaf olan bunun yapılması.

Düzenli bir değişim ! Bunu, önemli elçilerden biri gibi, " kararlşı amacı " mız yapalım. Şu amacı bilerek kabul edelim:

" İsa ile özdeşleşmek ", Tanrıbilim önemlidir, kilise değerlidir, İncil'in mesajını yaymak kayda değer ve uyarmadır; ama bunlarla özdeşleşilemez. Diğerlerini ve hatta göksel varlıklarla da paylaşmak olmaz.

Sadece İsa'yla . Yani İsa'yı İsa'yla. Bu andan ileriye doğru yaşamda amacımız O'nunla özdeşleşmektir. İsa, " Siz öncelikle O'nun egemenliğinin ve doğruluğunun... " ( Mat. 6:33 ) dediğinde, kesinlikle düşüncede olduğunda iman ederim.
___________________

" Yüreğiniz sıkılmasın. Tanrı'ya iman edin. Babam'ın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum. " ( Yu. 14:1-2 )

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.

Konu Faruk Çelebi tarafından (19-Ağustos-2009 Saat 15:59 ) değiştirilmiştir. Sebep: "Tanrı'ya iman edin, bana da iman edin." olacaktı.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-Ağustos-2009, 20:46
Faruk Çelebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Faruk Çelebi Faruk Çelebi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Üye
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Türkiye
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 589
Standart

Mezmurlardan anlaşılıyor k; Davut, Tanrı'yı daha çok özledi:

Geyik akarsuları nasıl özlerse,
Canım da seni öyle özler ey Tanrı !
Canım Tanrı'ya, yaşayan Tanrı'ya susadı... ( Mez. 42:1-2 )

Bunlar, derin düşüncelere dalan ruhsal varlığı sızlayan bir adamın sözcükleridir. Özlemini canlı biçimde betimliyor: " Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! " Su içen keskin bir geyik betimlemesi olan sözcük merak uyandırıyor.

Burada, Charles Spurgeon'un dikkat ettiği noktalar, çok güzeldir:

Davut duygulandırmıştı. Rahatı aramadı, onura imrenmedi; ama Tanrı ile paylaşmanın zevki, acil olan ruhunun bir yoksulluğuydu... geyiğin suya olduğu gibi, mutlak bir gereksinimiydi... Ruhu, özü, derin düşünceli yaşamı, ilahi bir varlığın duyusuna ( hissine ) doyumsuzdu...
Yüce iyilikten sonra çok kuvvetli biçimde can atılana sahip olmak !

İçtenlikle ve yoğun bir şekilde İsa'yı tanıdıktan sonra çok önemli - kesinlikle hiçbir şey - bir şey yoktur. Bu, Pavlus'un Filipililer 3:10'da belirtilen " kararlı amaç " kelimelerindeki bütün ana noktasıdır.

O, otobiyografik anketlerde, geniş fırça darbeleriyle yaşamın dikkatini çeken başarılarını teşhis ediyor:

Sekiz günlükken sünnet oldum. İsrail soyundan, Benyamin oymağından, özbe öz İbrani'yim. Kutsal Yasa'ya bağlı derseniz, Ferisi'ydim. Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasa'ya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum. ( Flp. 3:5-6 )

Duyguları hakkında konuşmak ! Ama okuyucunun, önce uzun uzun düşünmeye, alkışlamaya başlama, hamlelerini yazmaya zamanı var ve şunları bildiriyor:

Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım. Dahası var, uğruna herşeyi yitirdiğim Rabbim İsa Mesih'i tanımanın üstün değeri yanında her şeyi zarar sayıyorum, süprüntü sayıyorum. Öyle ki Mesih'i kazanayım ve Kutsal Yasa'ya dayanan kişisel doğruluğu değil... ( Flp. 3:7-8 )

Derin düşüncelerle ve içtenlikle İsa'yı tanımanın karşılığında başka her şeyi, " zarar.... süprüntü " saydı. Normal olarak nedenini dikkate alıp düşündüklerinde; insanların, kişisel anlamsızlığında beti benzi attı. Olağanüstü karşıtlık !

Ondan sonra bu, havarilerden biri olan Pavlus'un iyice düşünülmüş ve karar verilmiş kanaati ( inancı ) dır. Bunun takdir edilmiş, anımsanan bir değer olarak gözönüne alınmasını öneriyorum. Tanıklığımın eksikliğinde kendi kendime bütün insancıl duyguları etkileyen, başarıları bir araya koyan zamanı ve daha az gücü, sonsuz yaşam olduğunu bildiğimiz İsa ile çok yakın bir ilişkide dostluk kurmaya çalışan daha çok zamanı ve gücü harcamaya özendirmeyi keşfediyorum. Aynı şeyi sizin de hissettiğinizi, düşünüyorum.

Öyleyse, hemen derin düşünmeye başlayalım.

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 30-Ağustos-2009, 23:39
Faruk Çelebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Faruk Çelebi Faruk Çelebi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Üye
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Türkiye
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 589
Standart

DÖRT HÜKÜM.... DÖRT DİSİPLİN

Bununla birlikte, olabilecek böyle değerli bir " kararlı amaç ", ne kolay ne de otomatiktir. Bundan başka, siz ve ben, dünya sisteminde teşvik etmeyi keşfetmeyeceğiz. İsaac Watts'in soruları, eskilerde kalmıştı; ama güç olan konuyla ilgilidirler:
Senin adına benim düşmanlarım yok mu ?
Taşkınları durduramayacağım mı ?
Bu iğrenç dünya, inayetince bir dost mudur ?
Bana yardım etmeyecek misin ?

Bu " iğrenç dünya "da, yaşamımın 60 ından 30 yıl kadarını Kurtarıcı'nın hizmetine harcamakla; her biri Tanrı ile derin bir dostlukta, bir ilişkide bize yardım eden bir disiplini anlatan en azından dört önemli hükmün var olduğunu keşfettim. O zaman disiplinlerin eşliğinde onları birer birer açıklayarak, inceleyerek listeleyelim. Onlar hala karmaşık çözümler arıyorlar.

Hükümler.....................................Disip linler
Yeniden özel bir dünya düzenleme.... İçtenlik
Dingin olma.................................. Sessizlik
Dinginliği geliştirmek........................Yalnızlık
Tamamen Tanrı'ya güvenme.............Teslim olma

O'nunla özdeşleşme konusunda ciddiyseniz, yöntemlerin stratejik parçaları olan bu dört neticeyi keşfedeceksiniz. Eklediğimiz fakat bu dört tanesinden aşağı olmayan daha çok kesinlik vardır.

1. Yeniden özel bir dünya düzenleme - İçtenliğin disiplini

Çizgilerimizi basitleştirmesine ve yeniden düzenlemesine karşı etrafımızda her şey, işlemeye devam ediyor. Herşey ! Bizimki, dağınık ve karmaşık bir dünyadır. Tanrı, bu yolu yaratmadı. Bu yolu oluşturan, ahlaksal bozukluğu olan ve vesveli insancıllıktır !

Bulduğum tek şey: Tanrı insanları dığru yarattı, oysa onlar hala karmaşık çözümler arıyorlar. ( Vaiz 7:29 )

Reklamların büyük bir amacı vardır: Hoşnutsuz, keder dolu kimliği olan, sahip olduklarından memnun olmayan bireyler oluşturmak. Niçin ? Bu yüzden ne sunduklarını ele alacağız. Hatta aldık ! Tüketim toplumunun parolası, çok parlak ve kendini hissettirendir - daha çok yeter artık diyemiyoruz.

Öncelikle bu hızı artan, beklentileri büyüyen, basıncı çok yönlü olan rekabet hakkında dinsel ya da mesleki dünyanın öğrendiklerinde uzun süren bir acemilik değildir. Rekabetinyararları varken; denetimin dışında sürdüğünde gelen radyoaktif serpintileri kim ölçebilir ? Payların, yumuşayan gerilimin bir tercih olması vebüyüklük asla yeterli değildir. Bilge Süleyman, tamamen haklıdır: " Onlar hala karmaşık çözümler arıyorlar. "

Ancak bunları ele almadık.... bir araya getirmeyeceğiz, sahip olmayacağız. Ayrıca, basitte olsa yarışmayacağız... Kazanmayı sürdüreceğiz, daima da kazanacağız. Devam eden bu şeyleri asla istemedik, zamanımızı da onlar için harcamadık. O çıldırtıcı gidişin özelliği, bizi nefes nefese, sinirli ( Huysuz ) bir gayretin içine sokmaktadır.

Kesin olan bir şey var ki, Tanrı, böyle bir kafa karışıklığının yazarı olamaz. Burada, Thomas Kelly'nin okuyucularına " Tanrı, asla ateşli bir solumanın dayanılmaz tırmanışında bize rehberlik etmiyor. " diye anımsattığı sözcüklerini anımsıyorum.

Yeniden
özel bir dünya düzenlerken; içtenlikte gereksinimi zorunludur. Aksi takdirde, yüreğimizin sessiz derinliklerine girmeksizin, içine dayanmaksızın Tanrı'nın en iyi mesajlarının nerede belirtildiğini keşfederiz. Bu koşulda; çok uzun yaşasak bile, İsa'ya doğru soğuk gelişir ve dikbaşlı ( İnatçı ) dünyada ayartma nesneleri oluruz.

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-Eylül-2009, 13:09
Faruk Çelebi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Faruk Çelebi Faruk Çelebi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Üye
 
Üyelik tarihi: 01-Ağustos-2009
Bulunduğu yer: Türkiye
İnanç: Hristiyan - Protestan
Mesajlar: 589
Standart

Pavlus'un tüketimde, cinsellikte ve işlekte Korintli dostlarına illetiği uyarısını anısatırım:

Ne var ki, yılanın Havva'yı kurnazlığıyla aldatması gibi, düşüncelerinizin Mesih'e olan içten ve pak adanmışlıktan saptırılmasından korkuyorum. ( 2. Ko. 11:3 )

Aynı korkuyu benim de hissettiğim zamanlar vardır. " Saptırılmış " olmak, daha çok kuşkulanılmayan yerlerde meydana gelebilir. Ailenin her üyesinin Hristiyan olduğu bir evde... Gerçeğin öğretildiği ve İsa'nın yüce olduğu bir kilisede... Öğrencilerin; fiziksel dinlenme, aile gereksinimleri, eğlence, iş arasında dengeyi sürdürmekte yorulduklarında ve pastörlük ilişkileri dışında meşgul oldukları ilahiyat fakültesi kampüsünde bile. İsa'ya sadakatın saflığı ve içtenliğinde memnuniyeti ( rahatlığı ) keşfettiğim bir ilahiyat fakültesinde, böyle bir bağlam gücünün, kötü yola saptırmasından ( ayartmasından ) korkar ve ayette yazılı olan nedenle itiraf ederim. Ne kadar garip ! Kadın ve erkeklerin Tanrı'nın hizmetkarı ve habercisi olacakları eğitim yeri olan yerleşkede, karmaşık yaşamın sonuçlarına yol açan gerçek tehlikeler var.

Yaşamlarının çabuk keşfettiği içtenliği tesbit eden şey, rüzgara karşı, tek başına, önemli bir deniz yolculuğudur.

Bunlar, burada, meydana gelebiliyorsa; başka yerde de oluşur. Ticaret, iğrenç kafaların yetiştirildiği bir düşmandır.

Kıskançlık, gösterişsiz şekildeki yaşamın hala bir başka düşmanıdır. Kıskançlık, hala, çıkmaz sokaklara doğru rehberlik ettiğinden muhtemelen Hristiyanların işlerinde fazla gücü yoktur. Tanrı'nın işlerinde odak değişimlerimizi yargılamanın, karşılaştırmanın ve hayıflanmanın ( kibirli hissetmenin ) yatay bir sendromunda kilitlendiğinde ve bizimkiler kadar onlardakilerle perçinlendiğinde; halinden memnun olacağımıza ( içtenliğin şahane sonuçlarından biri ), kıskançlıktan deliye döneriz. Memnuniyetimizin standartı böylece yükseliyor; ama istenilen ölçülere göre asla uygun olamıyoruz.

Alexandr Solzenitzi'nin kaleminden çıkan bazı noktaları anımsayabiliyorum:

Soğukta donmayacaksınız ve açlık ile susuzluk içinizi tırmalayamayacaksa yeterlidir. Sırtınız iyiyse; ayağınız yürüyorsa; kollarınızın her ikisi de bağlanabiliyorsa; gözlerinizin her ikisi de görebiliyorsa; kulaklarınızın her ikisi de işitiyorsa; onları kimden ve niçin kıskanırsınız ? Başkalarına olan kıskançlığımız, bizi yiyip bitiriyor.

O zaman tanrı ile dostluk kurmaya çalışmak için birincisi harekete geçmek; özel yaşamımızı yeniden düzenlemek için bu temeldir. Bizim için bir daha olmayacak ikinci görev, kıskançlığı durduracak kadar adımımızı yavaşlatmayı istemek.

Ayrıca içtenliğin kıyılarına doğru esen ve yönünü değiştiren dünyanın rüzgarlarına karşı oturup beklemeyi söylemek aptalcıdır ki, bu olmayacaktır! Yaşamların çarçabuk keşfettiği içtenliği tespit eden şey, rüzgara karşı tek başına önemli bir deniz yolculuğudur.

Şair, bunu başka sözcüklerle anlatıyor:

Bir gemi doğuya, diğeri
Batıya gider
Kendi esen rüzgarlarıyla.
Yelkenli takımıyla
Rüzgarla değil
Hangisi gittiği yolu bize söyler.

Sakin olun, bilin ki, Tanrı benim !

Karmaşıklıktan kurtulmak, içtenlik, sadece güzel değil; temeldir. Otomatik olmadığı gibi o, kuvvetli kararlılığı ortaya çıkaracak.

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Yazıyı Diğer Sitelerde Paylaş

Seçenekler

Hizli Erisim


Mesaj Panosu Saati: 18:59.
Tema: Hristiyan.gen.tr | Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.