|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
Yeni Antlaşma’daki kitaplar nasıl bir araya getirilmiştir?
1)Pavlus’un bütün mektuplarının nasıl bir araya toplandığını veya kimin toplamış olduğunu bilmiyoruz. Luka’nın toplamış olabileceğini düşünüyoruz. Pavlus’un mektupları birkaç kilise tarafından okunuyordu. Pavlus’un Galatyalılar Mektubu birkaç kiliseye hitap ediyor: “Galatya’daki kiliselere selam!” (Galatyalılar 1:2). Pavlus Koloselilere yazdığı mektupta şöyle diyor: “Bu mektup aranızda okunduktan sonra Laodikya kilisesine de okutun. Siz de Laodikya'dan gelecek mektubu okuyun” (Koloseliler 4:16). Petrus, Pavlus’un mektuplarından Kutsal Yazılar olarak bahsediyor (2 Petrus 3:15) ve Petrus’un bu mektupları okumuş olduğunu biliyoruz ve bir araya getirmiş olması ihtimalinin de olabileceğini düşünüyoruz. Petrus, İ.S. 66 veya 67 senesinde şehit edilmiş olduğundan Pavlus’un mektupları bu tarihten önce bir araya getirilmiş olabilir. İkinci yüzyılda yaşamış olan Hristiyan yazarların neredeyse hepsi Pavlus’un mektuplarını okumuşlardı ve hatta kendileri için bu mektupların kopyalarını çıkarmışlardı. a)Pavlus’un mektuplarının en eski el yazması Mısır’da bulunan ve Chester Beatty Codex olarak bilinen İ.S. 200’den kalma P46 el yazmasıdır. 104 sayfa olarak bulunan ve 86’sı okunabilir durumda olan P46 yazması arasında 1 ve 2 Timoteos ve Titus dışında Pavlus’un bütün mektupları ve İbraniler kitabı mevcuttur. Eski el yazmaları arasında 1 ve 2 Timoteos ve Titus dışında Pavlus’un bütün mektuplarının ve İbraniler kitabının bulunduğu el yazmaları da vardır. Pastörel mektuplar olarak bilinen 1 ve 2 Timoteos ve Titus mektupları yazılmadan önce, elimizdeki kanıtlara göre Pavlus’un diğer mektupları, Pavlus yaşarken bir araya getirilmiştir. b)Pavlus, Yeni Antlaşma’da yer alan 13 mektubunun dışında da mektup yazmıştır. Örneğin, Pavlus Koloseliler 4:16’da Laodikya mektubundan bahsediyor. 1 Korintliler 5:9 ise Korintlilere yazmış olduğu başka bir mektuptan bahsediyor. Ayrıca Elçilerin İşleri kitabı Pavlus’un birçok kilise kurmuş olduğunu belirtiyor. Elçilerin İşleri kitabının bittiği tarihten Pavlus’un şehit edildiği tarihe kadar olan zaman içerisinde de kiliseler kurmuş olabileceğini düşünürsek Pavlus’un yazmış olduğu mektupların sayısının çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Eğer Tanrı isteseydi, Pavlus’un yazmış olduğu bütün mektuplar bugün Yeni Antlaşma kanonuna eklenmiş olurdu. 2)Pavlus’un mektupları çoğaltılıp elden ele gezerken Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri de bir araya getiriliyordu: a)İ.S. 165 tarihinde şehit edilmiş olan Şehit Justin ilk Kilise önderlerindendi. Trypho ile Söyleşi, İmparator Antonius Pius’a Hristiyanlığın Savunması, Roma Senatosu’na Hristiyanlığın Savunması gibi kitapların yazarı olan Şehit Justin Trypho ile Söyleşi adlı kitabında Petrus’un anıları (Markos olabilir) adlı bir kitaptan bahsediyor. İmparator Antonius Pius’a Hristiyanlığın Savunması adlı kitabında ise Havarilerin Anıları adlı bir kitaptan bahsediyor. Şehit Justin aynı kitapta Havarilerin Anıları’nın Matta, Markos, Luka ve Yuhanna olduğunu söylüyor ve İncil’in peygamberlerin yazılarıyla (Eski Antlaşma) birlikte bütün kiliselerde okunduğunu söylüyor. b)Şehit Justin’in öğrencisi olan Asurlu Tatian memleketine dönerek Diatessaron adlı eserini yazar. Diatessaron Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’da geçen olayların tarihsel sıralamayla anlatılmış halidir. Yuhanna 1:1-5 ile başlar ve Luka’dan Vaftizci Yahya’nın doğumunu aktarır ve diğer olaylara geçer. Diatessaron kitabı Tatian’ın ana dili olan Süryanice yazılmış ve sonra Grekçe’ye çevrilmiştir. Elimizdeki en eski Diatessaron 3. yüzyıldan kalma bir el yazmasıdır. Süryani kiliseleri 5. yüzyılın başlarına kadar İncilleri Diatessaron düzenine göre okumuşlardır. c)Yuhanna İncili’nin evrenselliği biraz geç kabu edilmiştir. Bunun sebebi de bazı gnostik heretik grupların Yuhanna İncilinden aldıkları bazı kavramları kullanmış olmalarıydı. Yuhanna’nın en eski el yazması (İ.S. 130), Rylands koleksiyonunda korunmakta olan P52 el yazmasıdır. d)Bugün Bodmer koleksiyonunda bulunan ve İ.S. 175 ile 225 yıllarında yazılmış olan P75 el yazması içerisinde Luka ve Yuhanna tam olarak mevcuttur. Matta ve Markos ise tamamen okunamaz durumdadır. Bu el yazması Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’nın İznik Konseyinden 100-150 yıl kadar önce bir arada görüldüğünü kanıtlamaktadır. e)Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’nın tümünü içeren en eski el yazması ise İ.S. 200’ün başlarında yazılmış olan P45 el yazması Chester Beatty koleksiyonunda korunmaktadır. P45 el yazmaları arasında ayrıca Elçilerin İşleri kitabının tümü mevcuttur. El yazma uzmanları için bu durum ilginçtir, çünkü Elçilerin İşleri kitabının diğer eski el yazmaları genellikle Yakup, Petrus, Yuhanna ve Yahuda mektuplarıyla birlikte bulunmuştur. 3)Kilisenin ilk üç yüz yılında ortaya çıkan bir çok gnostik heretik grup Hristiyanlık kavramlarını Plato’nun kavramlarıyla, çeşitli Grek felsefesi ve mitolojisiyle karıştıştırıp ortaya Hristiyanlığın dışında bir din çıkarmışlardı. İsa’nın Tanrılığı, insanlığı ve havarilerin kurtuluş öğretisini sorgulayan bu inanca mensup kişiler kendi yazmış oldukları gnostik kitapların başlarına İsa’nın havarilerinin isimlerini yazmışlardır. İsa’nın havarilerinin adını kullanarak kendi sahte belgelerinin Hristiyanlar tarafından okunmasını istiyorlardı. Bu sahte yazıların bazıları doğudaki kiliselerin bazıları tarafından kullanılıyordu. Sayıları arttıkça artan bu sahte yazılardan dolayı Yeni Antlaşma’ya ait olan kitapların kanonlaştırılması ihtiyacı ortaya çıktı. a)Bu sahte kitapların bazıları şunlardır: Nikodemus İncili (2. yüzyıl ile 5. yüzyıl arasında yazılmıştır), Meryem’in Kitabı (4. yüzyıl), İbraniler İncili (2. yüzyıl), Petrus İncili (İ.S. 150), Tomas İncili (2. yüzyıl), Petrus’un İşleri (İ.S. 190-200), Yuhanna’nın İşleri (İ.S. 190-200), Andreas’ın İşleri (İ.S. 190-200), ve Laodikya’ya Mektup (4. yüzyıl). Elli kadar sahte İncil ve bir çok da sahte Mektup ve havarilerin sahte anıları vardır. 4)Havarilerden sonra kilise önderleri tarafından diğer kiliseleri teşvik etmek ve güçlendirmek için yazılmış olan mektuplar da var. Bu mektupların bazıları havarilerden bir nesil kadar sonra yazılmıştır. Bu mektupların hiçbirisi Kutsal Yazı’ya eklenme iddiasında olamayan bu mektupların hepsi Yeni Antlaşma kitaplarından alıntı yapmaktadırlar. Topluluklar için yararlı olan bu kitaplar hiçbir zaman Kutsal Kitap’ın bir parçası olarak düşünülmemiştir. a)Bu yazıların ilk örneklerinden bazıları şunlardır: Clement’in Korintliler’e Mektubu (İ.S. 96), Polikarp’ın Filipililere Mektubu (İ.S. 110), Barnabas’ın Mektubu (İ.S. 90-100), Ignatius’un Mektubu (İ.S. 100), Didache (Öğretiş, İ.S. 60 ile 100 arası) ve Hermas Çobanı (İ.S. 95 ile 140). 5)Havarilerden sonra kiliselerde yetişen bir çok kilise önderi Yeni Antlaşma kitaplarından bir çok alıntı yapmıştır. İkinci yüzyılın sonlarına ve üçüncü yüzyılın başlarına kadar tüm Yeni Antlaşma kitaplarından alıntılar yapıldığı ortadadır. İkinci yüzyılda kiliselerin yetkili saydığı kitaplar zaten bugün elimizde bulunan kanonu oluşturmuştu. Fakat kanondaki kitapların kesinleştirilmesi süreci üçüncü ve dördüncü yüzyıllarda da tartışılmıştır. Bazı liberal teologlar bugün bile kanon konusunda yeni teoriler geliştirmeye devam etmektedirler. a)Bazı ilk kilise önderlerinin Yeni Antlaşma’dan yapmış oldukları alıntıların istatistik bilgileri şöyledir: 6)Yeni Antlaşma kanonunun oluşması 300 senelik bir süreç değildir. Yeni Antlaşma kanonu zaten ilk yüzyılda tamamlanmıştı. Yeni Antlaşma kanonunun bütün kilise önderleri ve Hristiyan alemi tarafından kabul göremesi yaklaşık 110 senelik bir süreç gerektirmişti. İlk Kilise önderlerinin hepsi ayrı zamanlarda ve farklı coğrafyalarda birkaç kitap dışında Yeni Antlaşma Kanonu konusunda aynı çizgiye gelmişlerdir ve kanon listelerini hazırlamışlardır. a)İlk kanon listesini hazırlayan kişi olan Marcion (İ.S. 140) aslında bir heretikti. Marcion’a göre Eski Antlaşma’nın Tanrısı ile Yeni Antlaşma’nın Tanrısı iki farklı Tanrıydı. Marcion’un hazırladığı kanon da kendi heretik görüşlerine uygun bir kanondu. Tüm Eski Antlaşma’yı ve Yeni Antlaşma’da bazı Yahudilik kokan kitapları tamamen kendi özel kanonunda barındırmayan Marcion dört incilden sadece Luka İncilini kanonuna dahil etmişti. 1 ve 2 Timoteos, Titus ve İbraniler dışında Pavlus’un bütün mektupları Marcion’un kanonundadır. Marcion Elçilerin İşleri, Petrus’un, Yuhanna’nın, Yakup’un ve Yahuda’nın mektuplarına da listesinde yer vermemiştir. b)İlk listelerden bir diğeri ise İ.S. 180’lerde yazılmış olan Muratorian Fragmanıdır. 1740 senesinde bu konu üzerine araştırma yapan ve bu fragmanın latince basılmasını sağlayan İtalyan bir tarihçinin adını taşıyan Muratorian Fragmanı İ.S. 180’lerin sonlarına doğru Roma’daki kilisenin kabul etmiş olduğu kitapları kapsamaktadır. Bu listede dört İncil, Elçilerin İşleri, Pavlus’un bütün mektupları, Yuhanna’nın iki mektubu, Yahuda ve Vahiy kitabı vardır. İbraniler, Yakup ve Petrus’un mektupları listede yer almamıştır. Bu listeyi yazan kişinin kimliği belli değil, fakat Roma’daki kilisenin bir üyesi olduğu sanılıyor. c)İkinci yüzyılın ortalarında çevrilmiş olan eski Süryanice Kutsal Kitap versiyonu Yakup, Petrus, Yuhanna, Yahuda ve Vahiy dışında tüm Yeni Antlaşma’yı içermektedir. İkinci yüzyılın ortalarında çevrilmiş olan Eski Latince çevirideki Yeni Antlaşma’da İbraniler, Yakup ve 2. Petrus kitaba eklenmemiştir. d)Origen (İ.S. 185-254) ise Yeni Antlaşma’daki bütün kitapların evrensel olarak kabul edildiğini, fakat Yakup, 2 Petrus, 2 ve 3 Yuhanna kitaplarının bazı sebeplerden dolayı evrensel bir şekilde kabul görmediğini belirtmiştir. e)Constantin İ.S. 306 senesinde Roma İmparatoru olduğu zaman bugün Yeni Antlaşma’da bulunan 27 kitabın 23’ü bütün kiliseler tarafından kabul ediliyordu. Diğer dört kitap ise teolojik içerik ve yazarın kimliği sebebiyle tartışılıyordu. f)Historia Ecclesiastica (Kilise Tarihi) adlı kitabıyla tanıdığımız Eusebius (İ.S. 260-340), Constantin’in tahta geçmesiyle kralın danışmanı olarak atandı. Eusebius’un çıkarmış olduğu Yeni Antlaşma listesi, bugün kanonda yer alan 27 kitabı da içermektedir. Eusebius Vahiy kitabının kanona eklenmesine karşı çıkıyordu, fakat bütün kiliselerdeki genel kanı Vahiy kitabının kanona eklenmesinden yana olduğu için Eusebius Vahiy kitabını kanonun sonuna eklemiştir. İ.S. 332 senesinde Constantin’in emriyle Yeni Antlaşma’nın 50 el yazması yazılarak imparatorluğun çeşitli piskoposluklarına gönderilmiştir. g)İ.S. 332 senesinden kalma el yazmaları günümüze kadar korunamamıştır. Fakat elimizde o dönemden kalma üç el yazması mevcuttur. 1)Codex Vaticanus (İ.S. 325): Vatikan Kütüphanesi İ.S. 1448 senesinde kurulduğu zamandan beri Codex Vaticanus el yazması bu kütüphanede korunmaktadır. Bu el yazmalarında günümüze kadar korunmuş olan dört İncil, Elçilerin İşleri, Pavlus’un mektuplarının Selaniklilere kadar olan kısımları, İbraniler kitabının 9:14’e kadar olan kısımları, Yakup, Petrus, Yuhanna ve Yahuda’nın mektupları yer almaktadır. Diğer kısımlar ise kayıplardan ve aşınmalarda dolayı bugün elimizde değildir. Kullanımdan dolayı aşınmayla kaybolmuş olan kısımlar içerisinde 1 ve 2 Timoteos, Titus, Filimon, İbraniler 9:15-13:25 ve Vahiy kitabının yer aldığı düşünülüyor. 2)Codex Sinaiticus (İ.S. 350): Bu el yazması 1844 senesinde Sina Dağı’nın eteklerinde kurulmuş olan bir manastırda keşfedilmiştir ve bugün İngiltere’de British Museum’da muhafaza edilmektedir. Bugün Yeni Antlaşma’da bulunan 27 kitabın tümünü eksiksiz içeren en eski el yazması Codex Sinaiticus yazmasıdır. Yeni Antlaşma kısmındaki kitaplar şöyledir: Dört İncil, Pavlus’un 14 mektubu, İbraniler (Selanikliler ile Timoteos’un arasındadır), Elçilerin İşleri, Yakup, Petrus, Yuhanna ve Yahuda’nın mektupları ve Vahiy kitabının yanı sıra kanonda yer almayan Barnabasın Mektubu ve Hermas Çobanının Mektubunun fragmanları yer almaktadır. 3)Codex Alexandrinus (İ.S. 400): Bugün İngiltere’deki British Museum’da muhafaza edilmekte olan Codex Alexandrinus el yazması İskenderiye, Mısır’dan İstanbul’a getirilmiştir ve İ.S. 1628 senesinde İstanbul Patrikliği tarafından İngiltere Kralı I. Charles’a hediye edilmiştir. Bu el yazmasında dört İncil, Elçilerin İşleri, Elçilerin İşleri, Yakup, Petrus, Yuhanna ve Yahuda’nın mektupları, Pavlus’un 14 mektubu, İbraniler (Selanikliler ile Timoteos’un arasındadır) ve Vahiy kitabının yanı sıra kanonda yer almayan 1 ve 2 Clement mektupları yer almaktadır. Yeni Antlaşma’nın ilk 25 sayfası kaybolduğundan Yeni Antlaşma Matta 25:6’dan başlıyor. h)Yeni Antlaşma’nın içeriği İ.S. 367’de İskenderiye Piskoposu olan Atanasius’un yazmış olduğu bir listede 27 kitap olarak gösterilmektedir. Atanasius’a göre, Yeni Antlaşma kanonunda yer alan 27 kitabın hepsi Tanrı’nın yönlendirmesiyle yazılmıştır ve bu nedenle Tanrı esinidir. i)Jerome (İ.S. 346-420): Roma Piskoposu Damasus Jerom’un eski Latince Kutsal Kitap çevirisini revize etmesini istediği için Jerome eski çeviriyi gözden geçirir ve yeni bir çeviri yapmaya karar verir. Eski ve Yeni Antlaşma’yı kapsayab Jerome’un Latince Vulgate çevirisi İ.S. 384 senesinde tamamlanmıştır. Vulgate çevirisinin Yeni Antlaşma kısmı 27 kitaptan oluşur. Elçilerin İşleri kitabı Pavlus’un mektuplarının sonuna yerleştirilmiştir. j)Augustine (İ.S. 354-430): Kuzey Afrika’daki Hippo Piskoposu olan Augustine ilk kilisenin en çok saygı duyulan teologlarından birisiydi. Yeni Antlaşma’da 27 kitap olduğunu ve bu kitapların sorunsuz olarak tamamen Tanrı esini olduğunu öğretiyordu. k)İ.S. 393 senesinde yapılan Hippo Regius Konseyi’nde bütün kiliseler Yeni Antlaşma’da 27 kitap bulunduğunu onaylamışlardır. Hippo Regius Konseyi’nin kararlarından birisi şöyle der: “Kanonda bulunan Kutsal Yazılar’dan başka hiçbir yazı kiliselerde Kutsal Yazı olarak okunamaz.” İ.S. 397 ve İ.S. 419 yıllarında gerçekleştirilen iki Kartaca Konseyi’nde Yeni Antlaşma’nın 27 kitaptan oluştuğu yeniden onaylanmıştır. [i] Josh McDowell, Evidence That Demands A Verdict, (Hüküm Gerektiren Kanıt), Bölüm 3 Yazar : Fikret Böcek
__________________
Gün ağarıp sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek, karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz. (2. Petrus 1:19) |
![]() |
| Bu Yazıyı Diğer Sitelerde Paylaş |
| Seçenekler | |
|